20 Eylül 2011

KAĞITTAN (veya KARTONDAN) TOP YAPMAK

İşte bir yaz daha bitti. Diyeceksiniz ki "yeni mi anladın bunu?" diye ama cevabım var elbette. Benim için yaz mevsiminin sonu çocukluğumdan beri hep okulların açılmasıyla gelir nedense... 

Pazartesi günü okullar açıldı, ister hava 40 derece olsun, ister güneş hep parlak, hiiiiç farketmez... 

Havalar da artık daha belirgin bir şekilde daha erken kararıyor, trafik fazla, her yerde kuyruk, doğalgaza zam gelecek... falan falan. Anlayacağınız YAZ BİTTİ işte :(

Neyse.... Gelelim konumuza!

İşte çoooook kolay bir proje daha... 

Kolay olmasının yanısıra hiçbir yeni malzeme almanızı gerektirmeden tamamen evdeki malzemelerinizle yapabileceğiniz bu eğlenceli topları bir sürü amaçla da kullanabilirsiniz. Önce yapılışını göstereyim sonra da nerelerde kullandığımı.

Bu arada internette gezinirken şu siteye rastladım, sayfalarında dolanırken bir de ne göreyim; tataaaaaaaam benim burada yaptığım kağıt toplardan var burada da. Aynıları! 

Daha önce bu siteyi gezip gezmediğimi düşündüm düşündüm ama hatırlayamadım bir türlü! Fakat o kadar benzerlik var ki muhtemelen gördüm ama not etmeyi unuttum...! Buradakiler de çok güzel, anlatımı da güzel. Bence yapmaya başlamadan önce mutlaka oraya da bakın derim :)
Gerekli Malzemeler:
-Karton, gazete kağıdı, dergi sayfaları, kitap sayfaları...
-Yuvarlak şablon veya şablon olarak kullanılabilecek diğer şeyler: bardak, kavanoz, kalemlik vs.
-Pritt türü herhangi bir yapıştırıcı
-Kurdele veya çeşitli ipler.
-Kalem, makas.






Malzemeleri kısaca belirttikten sonra yuvarlakları kesme konusunda benim çok daha kolay bir yöntemim olduğunu belirtmek istiyorum: yuvarlak şekilli delgeç! Yazın hani yurtdışına çıktığımı söylemiştim ya, hani biraz da alışveriş yaptım demiştim ya, işte bu yuvarlak şekilli zımba da bunlardan biri. 

Çıkan yuvarlaklar yaklaşık bir çay bardağının ağzı büyüklüğünde. Yani bu proje için ideal! :))

Ben burada elimdekileri değerlendirdim. Sayfa başlığının hemen yanındaki topları yapmak için gördüğünüz üzere karton hediye gömlek kutusu kullandım. Yuvarlaklar için delgecimi kullandım ama sizde böyle birşey yoksa çizip kesmeniz gerekiyor. Yuvarlakların büyüklükleri size kalmış. Madeni para büyüklüğünde olabileceği gibi bir tabak büyüklüğünde de olabilir...



Herbir top için altı parça yuvarlak gerekiyor. Tek yapmanız gereken yuvarlakları ortadan ikiye katlamak ve birbirine yapıştırmak. Katlarken görünmesini istediğiniz desenin içte kalmasına dikkat edin.




Ardından parçaları teker teker sırt sırta gelecek şekilde yapıştırın ve iyice yapışması için elinizle bastırın.






Topu şekildeki gibi tutun ve görünen ince kısma yapıştırıcı sürerek kurdele, ip veya misinayı yapıştırın, elinizle biraz bastırın, yapıştığından emin olun.




Son olarak da kalan yüzlerini yapıştırın... İşte kağıt topunuz hazır!
  

Sadece beyaz kullanınca biraz sade mi olmuş ne??? O zaman biraz renklendirmek gerek! Bunun için uzuuuuun bir süre önce almış olduğum ancak fiyasko ile sonuçlanan "tırnak süsleri"ni kullandım. 

Heh heeeee! 

Diyorum ya hep, atmayın diye.... Herşeyin bir yeri ve zamanı vardır :)


Farklı desenlerde ve renklerde kağıtlar kullanarak farklı kombinasyonlar oluşturabilirsiniz. 

İşte birkaç örnek:






  
Ben hep kurdele kullandım ama kullanılmayabilir de... Yani ben hep bir yere asarım ya da birşeye tuttururum mantığıyla yaptım bunları. İsterseniz kurdeleyi/ipi uzun tutarak birkaç tane top ekleyebilirsiniz...






Ya da asmak yerine doldurun toplarınızı bir cam vazoya veya dekoratif bir kaseye koyun kitaplığınıza, salonunuza... Bunu yaparken duvarların veya koltukların rengine uygun renkte karton/kağıtlar kullanırsanız çok daha iyi olur. 

Bakınız aşağıdaki resimler:


Veya aşağıdaki gibi birşey yapıp istediğiniz yere asabilirsiniz. Bebek yataklarının üzerine mesela :) Ben mutfağıma koydum!





Narlarımın yanında da pek güzel durdu hani :) Bu arada olur da duvardaki mavi çiçekleri merak ederseniz eğer söyleyeyim efenim, Tchibo'dan aldım. Hatta şu an indirimdeler bile. Açık mavi, beyaz ve lacivert renklerinde set olarak bulunuyor. 

Bir bakın derim!

Narlar da gerçek narlar olup tarafımdan verniklenerek 6 aydan daha fazla bir süredir mutfağımı süslemekte. Gerçi iyice yumuşadılar ama ben atmamakta direniyorum şimdilik...


Bunu nasıl yaptığımı resimlerle göstereyim. Açıklamaya gerek yok, çünkü çok kolay.
















İsterseniz gazete kağıtlarını ya da eski kitap sayfalarını da kullanabilirsiniz. Ama bunu yaparken en azından üç parçanın gazete kağıdından daha kalın bir materyal olmasına özen gösterin. Çok ince olunca kağıtlar istediğiniz formu vermek daha zor oluyor...





Ayrıca bu topları hediye paketlerinin üzerine süs olarak ekleyebilirsiniz de... İsterseniz yuvarlakları birbirine yapıştırmadan içine küçük notlar yazabilir, ya da kendiniz renkli kalemlerle desen yapabilirsiniz. Herşey hayalgücünüze bağlı...

Bir de şu sayfaya bir göz atın derim. Benzerini farklı bir yöntemle yapmışlar. Neden olmasın?




Hepinize kolay gelsin!



Not (21 Ekim 2011):

Bu arada internette gezinirken şu siteye rastladım, sayfalarında dolanırken bir de ne göreyim; tataaaaaaaam yaptığım kağıt toplardan var burada da. Aynıları! Daha önce bu siteyi gezip gezmediğimi düşündüm düşündüm ama hatırlayamadım bir türlü! Fakat o kadar benzerlik var ki muhtemelen gördüm ama not etmeyi unuttum...!

Buradakiler de çok güzel, anlatımı da güzel. Bence yapmaya başlamadan önce mutlaka oraya da bakın derim.

7 Eylül 2011

ELEKTRONİK KİTAP OKUYUCUMA KILIF

Beni tanıyanlar bilir, uzun süredir öyle ağır çanta taşıyamam hiç. Günlük çantalarımın hepsi en hafifinden anorak çantalardır, yarısı da boştur zaten hep. Ah bu bel ve sırt ağrılarının gözü kör olsun! Bir yerleştilermi gitmek bilmiyorlar hiç...

Neyse, çantamın hafif olması gerekliliği ne yazık ki çok istesem de bazı şeyleri yanımda
taşımamı engelliyor ki bunların en başında kitap var.

Eskiden ne güzeldi yolda izde, otobüste (hoş artık otobüse de pek binemiyorum ya), beklerken açar kitabımı iki sayfa da olsa okurdum. Sonra sesli kitaplar çıktı. Ama nedense onları pek sevemedim, okumanın, sayfa çevirmenin tadını alamadım nedense...

Derkeeeen bir süredir düşündüğüm bir şeyi bu yaz aldım sonunda: e-kitap okuyucu!!! Tam benlik. Aynı anda yanınızda yüzlerce kitap taşıyabiliyorsunuz. Aynı anda birden fazla kitap okumak isterseniz okuyabiliyorsunuz, isterseniz okurken müzik de dinleyebiliyorsunuz falan falan... Dedim ya tam benlik diye!

Bir sürü marka ve çeşit var. Ben Amazon'un (amazon.com) kendi ürünü olan Kindle'ı aldım. Çok da memnun kaldım. Şimdi istediğim her yerde kitaplarım elimin altında, çok da hafif. Aslında çok güzel bir koruyucu da almıştım kitap okuyucum için, sert kapaklı, sağlam... Ama ne yazık ki ben bilmezmişim ki bu kindle'ların da birkaç ayrı modeli ve farklı ebatta olanları varmış, ben benimkine uymayanını almışım... Bir süre idare ettim ama baktım ki ikide bir kılıfından çıkıyor, bir de boşu boşuna onu taşıyorum, o zaman bari ben birşey yapayım da ekranı çizilmesin dedim ve kısa sürede bunu yaptım.

Tığ işi bilenler hemen anlamıştır aslında ne kadar basit bir model olsuğunu. Hele bir de kalın iple yaptım ki tahminimden de çabuk bitiverdi.
Malzemeler ise yün, tığ ve bir tane de düğmeden ibaret. Kindle'ımın eninin yaklaşık iki misli boyunda zincir çekerek başladım ve uzunluğu kadar sadece ikili trabzan yaptım. Hepsi bu! Altını ve yanını dikerek birleştirdim. Dikişlerini içerden değil dışından yaptım ve yine aynı yünü kullandım birleştirmek için. Üst kısmını kapatmak için de ön yüzüne bir düğme diktim. Arka yüznden zincir çekerek düğmeden geçecek bantı oluşturdum.




Tataaaam işte kılıfım hazır. İnternette dolaşırken aynı yöntemle yapılmış dizüstü bilgisayar çantalarına rastlamıştım birçok kez. Ben üzerini süslemedim, böyle kullanacağım. Ama siz artık biliyorsunuz ki üzerine ekleyebileceğiniz, renklendirebileceğiniz sınırsız şey var. olur da yaparsanız eğer ağız kısmını düğme yerine fermuarla, çıtçıtla ya da cırt cırtlarla da kapatabilirsiniz. Size kalmış...





Şimdi ben nereye e-kitap okuyucum oraya. Birlikte pek bi mutluyuz :))

Görüşmek üzere...




6 Eylül 2011

UZUUUUUUUUUUUUN BİR ARADAN SONRA MERHABA...!

İşte...

Hava güzeldi, yağmurluydu, çantalardı, hazırlıklardı derken oy kullandığım günün hemen ertesi günü yani Haziran'ın ortasında başlayan tatil maceram bayramın hemen öncesinde bitti.

Aslında tatil dediğime pek bakmayın, cok yoruldum çooook. Neyse ki sonunda evime ulaştım da dinlenebildim, daha doğrusu kendime gelebildim. İnsanın evi gibisi yokmuş ya, ayyyynen öyleymiş. Yaşadım, gördüm, anladım ve bir kez daha inandım ve döndüm...

Planlarım daha doğrusu planlarımız vardı yaza dair. Öyle ufak planlar da değildi, her biri taaaaa kış aylarından düşünülmüş. Bir kısmı gerçekleşti, bir kısmı hayal oldu. Gelecek yaza inşallah dedik, biraz üzüldük biraz üzülmedik... Ama sağlıklı olalım da "nasıl olsa yaparız" dedik, gülümsedik...

Ama diğer yandan gezip gördüğüm yerleri de inkar edecek değilim elbette :)  İkibuçuk aylık zamana bir yurt dışı gezisi, yazlık tatili, canım kuzenimin düğününe yetişmeyi ve biraz da kıyı gezmesini sığdırdım, alışveriş yaptım, bir süredir görmediğim ama sevdiğim insanları gördüm ve döndüm...

Yeni fikirler edindim burada paylaşacağım, bir sürü malzeme depoladım sizi kıskandıracak :) Bool bol fotoğraf çektim, yeğenimle uzun vakit geçirdim, eğlence parkına gittim, bir sürü yeni lezzetler tattım, yüzdüm, yeni anılar biriktirdim ve döndüm...

Bu süre içerisinde burada bırakıp göremediğim sevdiklerimi, arkadaşlarımı özledim, aradım, arayamadım, konuştum, konuşamadım, mesaj gönderdim, sayılı günmüş, çabuk geçti ve döndüm...

Bir sürü doğumgünü kaçırdım, bir sürü evlilik töreni... katılmayı çok isteyip de uzakta olduğum. Hastalık haberleri de geldi neyse ki şimdi hepsinin iyi olduğu... Şimdi tüm bu kaçırdıklarımı telafi edecek vakit var, ne mutlu ki kaçırdığım şeyler telafi edileeyecekler listesinde değil. Döndüm.

Vakit şimdi tüm bunları telafi etme zamanıdır.

Vakit sonbaharı yaşama ve kışa hazırlık vaktidir! Umarım herkes iyi bir yaz geçirmiştir her nerede olduysanız. Ben bir kez daha anladım ki nerede olduğunun hiç önemi yokmuş... Önemli olan kimlerle olduğun ve içindeki huzurmuş...


Neyse...

HOŞGELDİM...!