5 Temmuz 2012

KENDİ ŞABLONUNU KENDİN YAP! (SEMA HANIM'A)

Efeniiiiiiiim yine merhaba!
Aslında Cuma günü düşünmüştüm bu yazıyı amma velakiiiiiiin Cuma bildiğiniz üzere (20 kere tekrarladığım gibi) yeğenim geliyor ve ben onu karşılamak için İstanbul'da olacağım. Sonra onu gezdireyim tozdurayım, aman bir de tatile gidelim derken olur da belki vakit bulamam diye bir gün erkene aldım yazımı :)
Konumuz kesme-biçme-boyama... işlerinde kullanılabilecek şablonlar. Elbet hazırları da var bunların. Şimdilerde eskiye göre çok daha da kolay bulunabiliyor ama her istediğiniz şekli de bulmanız bazen mümkün olmuyor. Ben burada daha çok şablonlardan bahsedeceğim. Stensıllar (stencil) biraz daha farklı. Ama benim anlatacağımı yapan onu da çok kolay yapabilir... Stensıl genelde ahşap, duvar, tahta boyama, bordür yapma işlerinde kullanılıyor ki boya işleri benim uzun bir süredir ilgilenmediğim bir başlık. Bu aralar ilgim kes-yapıştır kumaş işleri. Bunun için de kendi yaptığım şablonları kullanıyorum...
Elimde hazır olarak satılanlardan çokça var, kimisini buradan kimisini yurtdışından aldığım. Çizim konusunda sanırım en büyük icat bunlar olsa gerek :)
İşte benim hazır şablonlarım:
Bunları 1 milyoncudan almıştım. Çok küçükler. Daha çok kesme işleri için değil de çizme -boyama için uygunlar.


 Aşağıdakilerden geometrik şekilli olanları çeşitli yurdum kırtasiyelerinden , diğer ikisini ise yurt dışından almıştım...

  
Aşağıdakilerin hepsini yurtdşından almıştım. Tekli değil paketler halinde satılıyordu. Duysanız o kadar da ucuzdu ki! Sanırsam çocuk aktiviteleriyle ilgili bir mağazadan almış, sonra da neden bu kadar az aldığım için kendime kızmıştım...

Bunlar da kahve ya da sütlü tatlıların üzerlerini tarçın veya başka bir şey dökerek şekilli olarak süslememek için satılan plastik şeyler. Nereden aldığımı tam olarak hatırlamıyorum ama çok kullanışlı olduklarını söyleyebilirim :)


 Şablon hazırlamak için çok fazla şeye ihtiyacınız yok. İstediğiniz şekil, asetat kalemi ve bir de makas! Hepsi bu!
Ben genelde hazır olan resimleri kullanmayı tercih ediyorum. Ammaaaaaaaa başka birşey daha var ki onlar en çok yararlandıklarım.
Neler mi?
Pasta kalıpları!
Metal ya da plastik farketmez... Bir arada bunlar da takıntı konularımdan biriydi, deli gibi, çılgınlar gibi bunlardan topluyordum. Harıl harıl da kurabiye yapıyordum. Derken bileğimde sinir sıkışması oldu, hamur yoğuramadım derken pasta kalıplarım farklı bir misyon üstlenerek yiyecek-içecek hizmetlerinden art-craft sektörüne atladılar iyi de ettiler.
Hani bu altlıkları hastalık şeklinde topluyordum dedim ya, inanmazsanız bakın tıka basa dolu iki çekmeceme... Çiçeklisi, hayvanlısı, yeni yıllısı, alfabelisi, geometrik şekillisi.... HEPSİNDEN FAZLA FAZLA VAR BENİM...!


Şablon hazırlamak için önce şekillerinizi belirleyin. Ben 2 tanesini pasta kalıbından 4 tane de internetten bulup kestiğim papatya deseninden hazırlayacağım.
Şablon için kullanacağınız şey ne kadar sert olursa kullanımı da o kadar kolay ve uzun ömürlü olacaktır. Ben bunun için plastik tabaka kullanıyorum. Onu nereden buluyorsun derseniz eğer ben size evdeki naylon dosyalı klasörlerin kapaklarını kullandığımı söyleyeceğim. Kalın kartonlar, mukavvalar da aynı işi görecektir...
Sırasıyla resimleri takip edin efenim...











Tabi siz isterseniz eğer benim gibi şablonun yanından kesip sonra yapıştırmayabilir, sert bir zeminin üzerinde maket bıçağı kullanarak sadece içini çıkarabilirsiniz. Ancak o yöntem benim için daha zor olan, genelde hep parmaklarımı kestiğim ve daha uzun sürdüğü için ben bu şekilde yapmayı tercih ediyorum. Size kalmış...





Simsalabimsoooooooooooooooooooo.... 

İşte şablon da haır, kestiğiniz desen de. Bunları çeşitli renklerde ve boylarda kesebilir, her türlü süsleme ve aplike işlerinde kullanabilir, kağıt üzerine uyguladıklarınızı kartlarınızda kulanabilir, her istediğinizi yapabilirsiniz! Gerisi tammmamen size kalmış ki! 

Ben bir sürü şey yaptım bunlardan, göstereceğim size de en kısa sürede.
İşte benim kendi hazırladığım şablonlarım... :)

Bu arada çok çok sevgili Sema Hanım... Dilerim sorunuz bir parça da olsa cevap bulmuştur... Bugünkü proCem sadece sizin içindi :)))))

Bu aralar eskiden haftada birkaç bölümle sınırlı olan CSI merakım tavan yapmış durumda. Günde on tane izlesem bıkmıyorum. On tane izlediğin oldu mu hiç bir günde derseniz eğer ben de size evet derim görürsünüz gününüzü! Belimin ağrısından dolayı kıpırdayamadığım bir gündü... 

Nedir bu CSI derseniz eğer ben de size derim ki Crime Scene Investigation'ın (kıraym siin investigeyşın şeklinde okunuyor) başharfleri yani bizdeki karşılığıyla "Olay Yeri İnceleme". CSI:New York, CSI:Miami, CSI:Vegas, NCIS... 

Fox Crime kanalı sabahtan akşama bunları gösteriyor! Favorim elbette ki CSI:New York! Gittiğimde gezdiğim ve inşallah ileride yaşayacağım yerleri izliyorum :))) Şu an yarı dedektif gibiyim resmen, hiçbir şey kaçmaz benden!!!!
Yeğenim de çok sever bunları izlemeyi. Geldiğinde Ankara'da olacağımız süre boyunca muhtemelen oturup deli gibi, bazılarını ikinci defa, izleyip duracağız dondurmalar eşliğinde :)
Gecenlerde alışverişe çıkmıştım, hani şu Rossman'a falan gidip de renkli mutfak bezlerini topladığım gün... Bir sürü peçete de aldım. Bunda da ayarsızım. Desenli peçetelere dayanamıyorum. Kullanışlı değiller, çok sertler ama ben yine de alıyorum. Gerçi almamın çoğunluk sebebi servislerde kullanmaktan ziyade birşeyler kaplamak ya! 

Şimdilik sadece yeni aldıklarımı göstereceğim. Geniş bir vakitte de tüm peçetelerimi :)
  









 
Nasıllar? Tablo gibiler değil mi? Aldığım yerler öyle çok özel yerler değildi, çoğunu süpermakrketlerden bulup aldım...

Yandaki resme bayılıyorum! Yeğenimin facebook sayfasında görmüştüm kaç zaman önce, çok hoşuma gitti. Bir sürü yerde profil resmi olarak hep bunu kullandım. Bir yerlerde karşılaşırsanız eğer bilin ki o benim! Demek ki seveceğim çok belliymiş ki yıllar önce yine abimin yanına gittiğim bir seferinde üzerinde bu desen bulunan bir tiiiiişört de almıştım... 

Bu arada belirteyim ki tişörtüm ütülüdür ama resimde nedense tam tersi çıkmış! Sonradan farkettim, idare ediverin artık. Yıllardır dolabın bir köşesinde kalmış. Yakası çok sıkı olduğundan olsa gerek. Terziye götüreceğim bakalım ne yapabilir, sonra da seve seve giyineceğim!


Sonraaaaaaaa yine internette dolanırken Tish-0 diye bir yere denk geldim. Biraz kurcalayayım, ilginçmiş yav dedikten sonra üzerine işte bu desenden basılmış olan bir çanta gördüm. Sipariş sayfasında görünen şekliyle çantanın üzerinde "I love you this much" ifadesi vardı, sevinçle sipariş verdim. 

Zamanında geldi, hatta tahminimden çok daha erken. Ama şaşırdım! Siparişi İngilizce verdim, çanta Türkçe gelmişti...!



Benden bugünlük de bu kadar efenim.... 

Biliyorsunuz heyecanlı ve mutluyum. Erken yatıp erken kalkmalıyım :) 

Yarın günübirlik İstanbul yolculuğum var. Detaylar en kısa sürede burada. 

Görüşmek üzere efenim. 

Kalın sağlıcak ilen!



29 Haziran 2012

DÜĞMELİ BROŞ


Yaz geldi Ankara resmen boşaldı. Bahçeli'yi bilenler bilir orada park yeri bulmak bir kabustur. Bugün annemlere gittim ve iki üç tane boş park yeri gördüm. Aaaaa! Nassı yani? Günlerden Cuma, sattlerden akşam 7 civarı ve bizim sokakta yer var. İşte o an anladım ki insanlar yavaş yavaş tatile gitmiş. Gitmiş de iyi etmiş :)

Eeeeeee darısı bize inşallah. Bahsettiğim gibi ayın 6'sında yeğenim gelecek. Biraz Ankara'da durup sonra vınnnnnn Bodrum! Deniz, kum, güneş, Mehmet'in yerinde gözleme, çiğ börek, magnum, çekirdek ve ardından da "o kadar yüzüyorum ama neden kilo veremedim!!!". Allah herkese gönlünce huzurlu bir tatil nasip etsin inşallah diyerek tatil konusuna daha fazla devam etmiyorum...
Survivor da bitti. Final beklediğimin çok dışında ama çok eğlenceli oldu. Yarışma olmadı, olsaydı süpper olurdu. Hasan ve Nihat. Bir ünlü bir gönüllü. İki çok güçlü... Onun yerine mesajlarla belli oldu kazanan. Ama canlı final programı 4 saate yakın sürdü ve çok eğlenceli oldu. Kamera arkası görüntüler, yarışmacıların ilk-son halleri, eski yarışmacılar, komik anlar... Ve kazanan Nihat oldu. Hangisi kazansa da sevinecektim nasılsa, o yüzden sevindim :))
Neyse efenim, gelelim bugünkü konumuz olan düğmeli şeylere. Yapımı yine çok kolay bir proje. Elinizde bulunan oradan buradan toplanmış olan düğmelerle yapabileceğiniz, fazla malzeme gerektirmeyen, hatta ve hatta çocuklarla bile rahatlıkla yapabileceğiniz birşey. Fazla malzemeye gerek yok dedim ama yine de bir liste vereyim size:
 

Gerekli Malzemeler:

-Bissürüüüü düğme
-Çeşitli şekillerde kesilmiş kumaş/keçe parçaları
-Uhu, makas, broş iğnesi
-Tabaka mıknatıs, taç (isteğe bağlı)

   

 Sırasıyle resimleri takip ediniz efenim...




Bu arada belirteyim kiiiiii, uhu ojeyi çıkarıyoooo. Yani ojeli ellerle uhulu işler yapmak isterseniz eğer yeni sürdüğünüz ojeleriniz kısa bir sürede bir hafta önce sürülmüş oje haline gelebiliyormuş... Tecrübeyle sabittir, denemenize gerek yok :)) Bakınız şekil 1-A!

Not: Düğmeleri yapıştırdığınızda elinizle bir süre bastırın ve bir sonraki aşama için bir süre kurumasını bekleyin.







 Tataaaaaaaaaaaaaaaaaaaaam...!

Şimdi siz diyorsunuz ki "ay bu Demet ne kadar akıllı, ne acayip şeyler üretiyor. Bak düğmelerden ne hoş birşey ortaya çıkardı" diye. Ama yanılıyorsunuz. Yani çok akıllı ve yaratıcı olduğum kesinlikle doğru da yanıldığınız şey düğme broşunun benim fikrim olduğu kısmı!!! Fikir benim değil. "Diğerleri nasılmış onlara da bir bakayım belki onlar daha güzel anlatmıştır" derseniz eğer bir burayabir de buraya bakın efenim...

İşte benim yaptıklarım :)













Bunlardan broş dışında ne yapılabilir diye düşündüğümde tabiyyyy ki aklıma ilk gelen şey buzdolabı süsü oldu! :)


Bunun için yine reklam amaçlı dağıtılan mıknatısları kullanmak en uygunu... Kesmesi biçmesi en kolay olanı...








Resimlerden biri buzdolabımın üzerinin son hali, diğeri de Sturbucks kahve hediye kartı kolleksiyonumun son hali :)


Elişiyle uğraştığınız zaman görüyorsunuz ki yapacağınız şeyler ve bunları yaparken kullanacağınız malzemeler sınırsız. Kimileri kolay bulunan, kimileri zor, pahalı, ucuz, var, yok...
Ben bulunması zor ya da pahalı olan şeylerle ilgili birşey söylemek, birkaç şeyin alternatifini vermek istiyorum.





Bunlardan biri üzerinde metrik ölçüleri bulunan sert kesme tahtaları. Yıllar önce Kızılay'da bir yerde görmüştüm ve almaya niyetlenmiştim. Yabancı hobi sitelerinin çoğunda projeler anlatılırken hep gözüme takılırdı bunlar, özenirdim. Atladım almak için ama, şu an hatırlayamadığım ama çok yüksek bir fiyat söylemişti ilgili kişi, alamamıştım. Çoook uzun süre sonra Amerika'dan çok da ucuz bir fiyata almıştım sonra. Belki şu an burada da fiyatları düşmüştür, eskisi gibi değildir, bilmiyorum... Birkaç ay önce Ikea'da dolanırken bu kalın plastikten yapımış esnek kesme/sebze doğrama tahtalarını aldım rahatlıkla bu amaçla kullanılabilecek. Çifti 6.95. Kuvvetle tavsiye edebilirim! Burada Ikea yok diyorsanız internetten de satın alabilirsiniz. Bakmak isterseniz eğer burayaefenim...

Bu benim kesme plastik şeysim... Çok kullanışlı :)
Bu arada ojelerim sadece ve sadece sanat için bu hale geldi, taam mı!!!



Bir diğer önerebileceğim şey de keçeyle uğraşıyorsanız, keçe bulmakta zorlanıyorsanız ya da size pahalı geliyorsa eğer kullanabileceğiniz diğer alternatif olan; mutfak bezleri!
Bildiğiniz üzere eskiden sadece sarı renkli olanları vardı. Sonra desenlileri çıktı, başka renkleri çıktı derken seçenekler çok oldu. Ben bayılıyorum bunlara. Keçeden yaptığınız hemen herşeyi bunlarla da rahatlıkla yapabilir, dikebilir, kesebilir, kıvırabilir, yapıştırabilir, katlayabilirsiniz...
Hemen her yerde de bulabilirsiniz bunları; bakkallar, marketler, büyük süpermarketler, temizlik malzemeleri satan yerler, ambalaj malzemecileri ve hatta bazı kozmetikçiler. Banat'ın desenli olanları var yeşilli, pembeli ve turunculu olmak üzere üç ayrı renkte. Ancak bunlar diğer söyleyeceklerime göre nispeten daha pahalı. Bim'de ise turkuaz yeşili pembe ve sarıdan oluşan üçlü paket 1 tl'den bile daha düşük. Bazı yerlerde metreyle bile satılanları var.
Geçen gün Rossman'daydım Kentpark'ta. Seviyorum orayı birçok şeyi bir arada bulmak mümkün. Bazı küçük mutfak el aletlerini çok beğeniyorum. Derken temizlik malzemeleri reyonunda gördüm kiiiiiiiiiiiiiiiiiii fosforlu pembe, fosforlu sarı ve çok güzel bir maviden oluşan ve her birinden 3'er tane bulunan üçlü set 4 lira bile değil. Nasıl atladım görecektiniz. Gören de çok pahalı birşeyi yarı fiyatına buldum da ona uçtum sanır :) Rafta 5 paket vardı, hepsini aldım! On paket olsaydı onunu da alırdım, yalan yok! Renklerine bayıldım :)
Size tavsiyem bu bezleri kullanmadan önce çok sıcak olmayan buharlı bir ütüyle bunları her iki yüzlerinden de ütülemeniz. Böylece üzerine desen çizmesi, kesmesi daha kolay oluyor.
İşte benim mutfak bezlerim...!






 İşteeeeeeeeeeee.....

Benden yine bu kadar efenim...

HerkeŞ iyi olsun, geçen hafta olduğundan 1.986.3567.843 kat daha iyi bir haftasonu geçirsin :)
Kalın sağlıcak ilen...

BEN BU SOKAKTA YAŞAMAK İSTİYORUM AMA...! :)