15 Ocak 2013

TENEKE KUTU DEĞERLENDİRMECECİLİK!!! :)

Efeniiiiiiiiiiiiiim...

İşte yine ben!

Yine MERHABA!

Umarım ki haftaya güzel bir başlangıç yapmış, güzel bir Pazartesi günü geçirmişsinizdir. Çalıştığım zamanlar, ki genelde hep sevmediğim işlerde çalıştım, Pazartesi günleri hep sevimsizdi benim için. Haftaya olabilecek en demotive halde başlar, Cumaya kadar yavaş yavaş kendime gelirdim. Cuma da çözüm olmazdı çünkü çoğunlukla Cumartesi günleri de çalışırdım, sözde yarım gün denilen ama çıkışınızın saat dörtten önce bir türlü olamadığı türden...

Ama şimdi çok şükür ki o günler geride kaldı, her günüme şükrediyorum bunun için...

Bugün teneke kutu kaplayacağım. Eminim çoğunuz bundan belki de defalarca yapmışsınızdır, nasıl yapıldığını gayet iyi biliyorsunuzdur. Bu sebeple benin bugün yapacağım şey nasıl yapıldığını anlatmaktan ziyade yaptıklarımı sizinle paylaşma şeklinde olacak..

İşlem gayet basit; teneke kutuya ip dolamak. Hepsi bu!

Malzemeleriniz ise kaplanacak kutu, ip, yapıştırıcı ve makas. Eğer süslemek isterseniz de bunun için kullanacağınız ve sizin isteğinize kalmış diğer malzemeler...

Ben sadece teneke kutu değil ayrıca pringles patates cipsi kutusu da kapladım. Malum hiçbir şeyi atmıyorum ya, baktım balkona 3 tane de ondan varmış, hemmen katıverdim onu da kaplayacaklarımın arasına :)


Kullandığım ipler yandakiler. Bildiğiniz yüncüden aldığım örgü ipleri. Sadece biraz kalın olanlarından seçmeye gayret ettim. Bir de yeşil ve tonları olmasına... Sadece tek bir ipim var farklı olan, o da kahve gibi ya da bej gibi renkte olanı. Yurt dışındayken almıştım onu. Muhtemelen hırdavatçıdan falan almışımdır :) Uzuuuuuun bir süredir çekmecede değerlendirilmek üz(e)re bekliyordu. Üzerindeki yazıları Türkçe'ye çevirdiğimde tek bir kelimenin karşılığını bulamadım ki o da ipin türü çıktı. Sözlük kelimeyi Türkçe'ye "jüt" şeklinde çeviriyor. Ama jüt ne demek hiçbir fikrim yok. Sanırım bizim kınnap dediğimiz ip türüne falan denk geliyor gibi...

Çok dayanıklıymış, sağlammış falan falan...

Neyse...

Dolama işlemini resimlemedim çok kolay olduğu için.

Ama yaptığım birkaç ayrıntıyı söyleyebilirim. Birincisi tüm ipi, neye doluyorsam, mutlaka yapıştırarak doladım. Yani sadece başlangıç be bitiş kısmını değil, doladığım tüm ip sıralarını tenekeye/kartona sabitledim.

İkincisi ipi dolarken çok çekmemeye dikkat ettim, yün iplerim çok esneyen türdendi.

Üçüncüsü de ne kadar sık dolamaya çalışırsanız çalışın mutlaka sıralar arasında aralık kaldığı ve bu aralıktan da kutunun kendi zemin renginin görünüyor olduğu... Bunun için de dört beş sırada bir mutlaka ipleri iterek sıkıştırdım, aralarında kalan açıklığı kapattım.

İşte benim ip dolamalı kutularım :)



Geleliiiiim süslemelereeeeee...

Bentığla ördüğüm farklı büyüklükte ve renklerdeki yuvarlakları kullandım. Bunların yapılışları çok kolay. Kardan adam yapar gibi yapılıyor, bakayım derseniz eğer buraya lütfen :)


Ardından peligomla herbiri farklı renkte olan yuvarlakları yapıştırdım. Kumaş, ip türü şeyleri yapıştırmayı pek sevmiyorum. Tutması zor, bulaşıyor, sertleşiyor falan falan... Bu defa tutmama ihtimaline karşı yeni aldığım mandallarımı kullandım ve çok da işe yaradıklarını gördüm :) Bu arada yapıştırma aşamasına geçmeden yaptığım birşeyi de paylaşmak istiyorum ki o da parçaları yapıştırmadan önce ütüyle herbirini düzleştirmek oldu. Bazılar biraz büzgülü falan olmuştu ama ütüleyince hepsi dümdüz oluverdi!



Yaklaşık yarım saat kadar mandallı olarak beklettim ve iyice yapıştıklarından emin olunca da kutuların üzerine yapıştırdım. Yapıştırdıktan sonra da uçlarından/kenarlarının kalkmaması için ip doladım ve yaklaşık bir saat kadar öyle beklettim. Bu arada da kalan ütüleri tamamlayıp bir de market alışverişi yaptım.


Veeeeee ipleri açtığımda gayet güzel yapışmışlardı. İşte hepsi bu!

Geriye bunları nerelerde, nasıl kullanacağınızı belirlemek kalıyor ki o da sizin işiniz artık! :))

 Boooool bol fotoğrafladım, bakıverin diye :)






 













İşteeee budur bügünlük benim paylaşacağım.

HerkeŞe güzel bir Salı diliyorum...

Sevgiler :)




11 Ocak 2013

RENKLİ YARA BANTLARINIZ OLSUN MUUUU???


Bence olsun! :)

Diyerekteeeen bugünkü yazıma başlıyorum efenim....

Aslında niyetim başkaydı ama dün akşam facebook'ta dolanırken (yine yeri, adresi belli değil) rastladım buna... Sabahı zor ettim desem inanmazsınız, inanmayın da zaten, gayet güzel uyudum, hiç de öyle erkenden falan kalkmadım. Ama en azından planladığım şeyi değiştirerek bunu yapmaya karar verdim... Yine çok çok çok kolay birşey, fazla vakit almayan, fazla malzeme gerektirmeyen...

Sanırım en çok küçük çocuğu olanların ilgisini çekecektir. Rengarenk yap, desenli yap. Gerçi şimdilerde her yerde desenli yara bantları bulmak mümkün ama sanırsam normalinden daha pahalı. "Bizim çocuk çok sık düşüyor, yuvarlanıyor, bant çok gidiyor, renkli olsun cocuuuumun bantları ama fazla para da vermeyeyim" diyorsanız eğer doğru yerdesiniz!!! Bu proje tam size göre :)))

Malzemeler yandaki fotoğraftakilerden ibaret; yara bantı (bez olanlardan), çift taraflı bant, kumaş, makas. Çift taraflı bantı orta boy olarak seçerseniz eğer tam olarak plasterin eniyle aynı ölçüde oluyor. Bunu tercih edin derim. Çünkü çift taraflı bantı kesmek kadar gıcık bir şey var mıdır, bilmiyorum? Makasa yapışır, elinize yapışır, makasın işleyişine engel olur...

İşleyiş şu şekilde: Yarabantlarının dış yüzeyine çift taraflı bant yapıştırın, sonra kenarlarından dikkatlice kesin. Ardından çift taraflı bantın diğer tarafını kapatan kağıdı çıkarın, ki bu da ayrı bir gıcık edici işlemdir, kumaşın ter yüzüne yapıştırın ve sonra da etrafındaki fazla kumaşları kesin! Hepsi bu :) Resimleri takip edin lütfen...







Simsalabimsooooooooooooooooooo

İşte renkli plasterleriniz hazır! Ben çok kalın olmayan bir kumaş kullandım. Sanki kumaş ince olursa kullanımı daha kolay olur gibi geldi bana... Ama desenli kumaşın çok daha güzel duracağına eminim. Bu arada belirteyim flaster değil plaster. TDK'dan az önce kontrol ettim...


Tabi bunları bir de denemek gerekir değil mi?

Açılıyor mu?

Suya dayanıklı mı?

İşte tüm bu soruların cevabı için kendimi kullanacağım ve baş parmağımda bulunan iğne deliğinden bile daha küçük yara için bu yara bantını kullanacağım... Şu an saat öğleden sonra 2 civarı. Yazımı akşam tamamlayacağım ve sonucu da size bildireceğim...

Her şey sizin için, her şey bilime bir katkı...

Neyse...



.................
.................
..........
................................
.......
..................................
...............
...Veeee saat şu an itibariyle 20:10. Gün içerisinde defalarca elimi yıkadım, araba kullandım, alışveriş yaptım, annemlere gittim, portakal soydum. Ama bantım hala parmağımda!!!

Test edildi, onaylandı. Çalışıyor. Deneyebilirsiniz :)))

Bu arada e-postama gelen birşeyi aktarmak istiyorum. Genellikle böyle şeyleri pek paylaşmam, doğruluğundan emin değilim ama benim de yıllardır alışkanlığım haline gelmiş bir şey.


...Peki Çinliler neden sürekli sıcak su içer? Sıcak su bizim için neden iyi? Midemiz vücudumuzun için bir nevi "fırın" işlevi görüyor. Midemiz yediklerimizi bakteri ve enzimlerle eritmek için ilk önce uygun ısıya getiriyor, yani tekrar ısıtıyor. Soğuk su içmek ise midemizin daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Ve yanında alınan diğer besinlerin sindirimini de zorlaştırıyor. Özellikle yağlar soğuk suda çok daha zor çözünüyor.  Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman içsel organların daha fazla büzüldüğüne, mevcut problemleri daha da kötüleştirdiğine inanıyor. Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır.

SICAK SUYUN Faydaları :

1 – Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.


2 – İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir,daha derin nefes almanızı sağlar.


3 - Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit reflu semptomlarını rahatlatır.


4 – Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.


5 – Kabızlığı giderir.


6 – Yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır. 


Günde 3 kez 1 fincan için, kahve sıcaklığında. Daha fazlası daha iyidir. Sabah kalktığınızda siz de güne sıcak su içerek başlamayı deneyin ve vücudunuzun nasıl tepki verdiğini kendiniz deneyimleyin. Eğer sıcak suyun tadı hoşunuza gitmiyorsa içine biraz zencefil, limon, portakal yada kivi dilimi katarak suyunuzu tadlandırabilirsiniz....


Neyse...

Benden bugünlük buy kadar efenim...

Herkese güzel güzel güpgüzel bir haftasonu diliyorum...

Kalın sağlıcak ilen :)





10 Ocak 2013

BİR PARÇA İKEA, BİR TUTAM PAŞABAHÇE, ÜZERİNE DE BİRAZ "DİLAY-BURAK"

Efeniiiiiiiiiim...

Sopsoğuk bir Ankara'dan olabilecek en yüksek sıcaklıkta yine, yeni, yeniden MERHABA!

Vallahi çok soğuk. Dün akşam bir arkadaşımın doğum günü için dışarıdaydım, en içerilerime kadar üşüdüm. Öyle yürümedim de ama in-bin sırasında bile çok üşüdüm. Sarınıp sarmalanmak da hiçbir zaman çözüm olmadı benim için. Kış = her daim soğuk! Bu kadar basit...

Neyse...

Bugüne proje yok, alışveriş ürünleri var. Bunları ekliyorum ki hem belki biraz fikir alırsınız hem de beni biraz kıskanırsınız! Napiiiiim! Öyle işte :))))

Geçenlerde, hani şu Ankara'ya karın birdenbire bastırdığı gün, hangi akla hizmetse İkea'ya gittim. Giderken birşey yok ama aklımda kar yağdı yağacak. E gitme o zaman değil mi? Dön yarı yoldan? Yoooooook! Yola girdim ya bir kere, kesinlikle gidilmeli! Dönüşte Ikea'nın oradan evime tam bir saat 50 dakikada varabildim, trafik felaketti...

Seviyorum İkea'yı. Tchibo, Rossman, İkea. Üçü de sevdiğim ve girdiğim zaman hiç bir zaman boş çık(a)madığım yerler... Bu defa da seve seve ayptım alışverişimi...

Eh bu kadar laf kalabalığından sonra göstereyim aldıklarımı...

Dört tane hediye kağıdı aldım. Adı hediye kağıdı ama ben bunları tahmin edeceğiniz üzere farklı işlerde kullanıyorum. İkea indirimde bu ay sonuna kadar. Alacaklarım özellikle indirimlilerden olsun demedim ama çoğu hep öyle denk düştü. Fotoğrafta renkler pek belli olmuyor. Bordo, gümüş gri, mavi ve açık pembe kağıtlar. Fiyatları da 2,99 - 3,5 TL arası. Epey de uzunlar...
Bu ara kokulu mumlara merak saldım. Hele vanilyalı olanlara bayılıyorum. Mumluklardan beyaz cam olanlar 3''lü grup halinde 2,99 TL. Mavi olanları her biri 2,99 TL. Çoktan salonumda yerlerini aldılar bile...
Rafya aldım. Gerçi pek kullandığım birşey değil ama, nooolur nooolmaz diyerek 1 tane attım sepete. Fiyatı mı? 90 krş.


Peçete ve peçetelik aldım. Biliyorsunuz, peçeteler de almaktan kendimi alıkoyamadığım şeylerden... Peçetelik ise metalden. Onun da desenini çok beğendiğim için aldım, hemmmencecik yemek masamın üzerine de koydum!
Bu arada resimlerde tarih çıkmaya devam ediyor fotoğraf makinamdaki "tarih göster" seçeneğini kaldırmama rağmen değişen birşey olmadı, o hala resimlerde çıkmaya devam ediyor! Makinam tamamen kontrolüm dışında çalışıyor, şaka gibi :) Neyse... Peçetelik 5,99, peçeteler de 3,99 TL.
Tabiyyy ki renkli kek kağıtlarından aldım. Koccaaa bir kutu doldu bunlardan. Renkli, desenli, desensiz... gördüğümde mutlaka alıyorum. Fiyatı 6,99 TL.
Mandal aldım. Paketin içinde 50 tane var. Kurutma makinası kullandığım için evde çamaşır asmıyorum. 2 sene oluyor evdeki mandalları annemlere götüreli. E birşey yapıştırdığımda sıkı tutması için bazen ihtiyaç oluyor dedim, aldım. Beyaz rengi de var. 4,99 TL. Bu arada şu ,99 olayına da ayrı bir sinir oluyorum. Resmen adam kandırmaca!

Yine makas aldım. Birkaç hafta önce Rossman'a gittiğimde de yine üçlü bir takım almıştım. Bir yerde görsem yine alırım! Yaklaşık 20 tane makasım var desem abartmış olmam. Annemin dediğine göre ilkokulda da elişi derslerine hep iki, üç makasla gidermişim!!! Acaba temelinde ne olabilir bu davranışımın??? Meraktayım! Bu arada yandakilerin fiyatı 4,99 TL.



Renkli kağıt aldım yine... Paketin içerisinde 120 gr 60 tane renkli kağıt (normal kağıttan biraz daha kalınca), 70 tane 100 gr pastel renkli kağıt ve 25 tane de A3 boyutunda beyaz kağıt var. Bu arada belki bilmeyenleriniz olabilir diye söylüyorum; A3=2xA4. Yani A3 boyutundaki kağıt bildiğimiz 2 dosya kağıdı büyüklüğünde. Bunun fiyatı da 14,99 TL.
Kurabiye kalıbı. Metal olanlardan. Artık neredeyse bunlar için ayırdığım çekmeceler de yetmeyecek gibi... 9,99 TL.
Yandakiler isi katlayınca kutu olan kartonlar. Ama ben bunları katlayıp kullanmak için değil de şablon olarak kullanabilirim düşüncesiyle aldım. Farklı boy ve şekillerde katlama yerleri belirlenmiş bir sürü kutuşablonu! Körün istediği bir göz, Allahın verdiği iki göz :))) 4,99 TL.

Sağdakiler ise tahmin edeceğiniz üzere, Pastanın, kekin ya da kupa içeceklerine dökülen tarçın, puda şeker... için şablon. Ama yine tahmin edeceğiniz üz(e)re ben bunları yine şablon olarak ama mutfakta değil kağıt işlerinde kullanacağımdır! Plastikten yapılmış, fiyatı da 5,99 TL. Bunların dışında da bir kaç ufak mutfak eşyası aldım. Babama yazın çiçekleri sularken kullanması için plastikten uzun burunlu sürahi görünümlü bir şey aldım. İki tane küçük boy mutfak havlusu aldım falan falan...

Salı günü bir arkadaşımın ofisine uğramam gerekti bir şey danışmak için. Ofis Kızılay'da Paşabahçenin çok yakınında. Çıkınca bir uğrayayım dedim. Paşabahçe'nin yemek takımlardan ziyade küçük mutfak eşyaları ve ev aksesuarlarını çok seviyorum. Ve şansıma ki burada da yine indirim varmış. Kupalarına bayıldım ama evde zaten gereğinden fazla olduğu için hiç bulaşmadım. Ama yine de birşeyler almadan da çıkamadım!

Metal levhalara bayılıyorum. Mutfağımda birkaç tane var. Hatta bir ara tüm mutfağı bununla kaplamayı bile aklımdan geçirmiştim :) 19 küsür liradan 12,95 TL'ye inmiş. Çok fazla çeşit kalmamıştı zaten. Ben de olanlardan bunu veğendim. Tam bir "vintage" tarzı. Renkler fotoğrafta görünenden daha canlı, daha güzel. Bu arada hazır mutfağımdan bahsetmişken oradaki levhaları da görün efenim...



Yine kendimi tutamayarak kurabiye kalıbı aldım. Kaşık şeklinde üç boy. 5,50 TL.

Bu defa bunları mutfakta kullanmayı düşünüyorum. Bununla hazırlanacak olan kurabiyelerin çay veya kahvenin yanında servis edildiğinde çok hoş olabileceğine dair bir his belirdi içimde :)



Tesadüfen gördüğüm bu ince ahşaptan süsleri çok beğenerek aldım. Fiyatı 7,50 TL. Arkasında yapıştırıcısı da var. Duvara, dolaba, hediye paketine, masaya... nereye isterseniz yapıştırabilirsiniz. Bu kalpler dışında daha başka desende olanları da vardı. 7,50 TL.


Sonra birkaç tane keçeden Amerikan servis ve bardak altlığı aldım. Ama resimlerini çekmemişim onların. Aldım, çünkü renkleri çok güzeldi, aldım amerikan servisin yuvarlaklardan oluşuyor olması onları keserek başka şeyler yapabileceğim konusunda bana fikir verdi. Adım çünkü... aldımsa aldım canım yaaaaaa... Allalla yaaaaa!


Bir de renkli taşlardan aldım. Sadece ve sadece rengi çok hoşuma gittiği için... Salonumda bir sürü mavi renkte aksesuar oldu, bu da onların arasına geçerek kendine tv'nin yanı başında bir yer buldu. Şişe gibi durduğuna bakmayın, dış kısmı plastikten. Bu da indirimde olan ürünlerdenmiş. 4,50 TL.

İşte benim son alışverişim bunlar. Ne zaman "para biriktireyim biraz da şunu şunu yapayım" desem hep ama hep ama hep tam tersi oluyor. Son alışverişlerim de hep bu "para biriktirsem mi?" düşüncesinden sonra oldu! Anladım ki bu tarz düşünceler bende tam tersi bir etki yaratıyor ve "kontrol edilemeze yakın birşey" oluyorum!!! Ama yok! Bugünden itibaren kendimi kasmayı bırakıyor, süreci tersine çeviriyorum. İzleyin bakalım kısa dönemde hiç "şunu aldım, bunu da aldım" türünden bir yazı okuyabilecek misiniz benden....?


Bir süre önce Dilay&Burak'ın nişan kurabiyesine fotoğraf yapmıştım, Dilay'ın da yardımıyla... Son halleri elime ulaşınca yayınlarım demiştim... İşte o nişan kurabiyelerinin son hali :)



İşte benden bugünlük de bu kadar efenim... Ama son birşey var paylaşmak istediğim ki o da koleksiyonuma yeni katılan Starbucks Budapeşte kupam :) Prag ve Viyana da vardı böylece üçlemeyi tamamlamış oldum :)

Efeniiiiiiiiim... Herkeş iyi olsun, sevdiğine kavuşsun, sağlıkları yerinde olsun. Ben şimdi kahvemi hazırlayıp, tv'nin karşısına kurulup büyük bir keyifle csi:ny izleyip mutlu olacağım da... :)