17 Kasım 2013

YENİ YIL YAKLAŞIRKEN...

Arkideşler!

Merhaba!

Ne de çabuk geçmiş on gün, ben anlamadım ki!!!

Bir harala gürele ki sormayın... Annemlerin işleri, doktor işleri, evin işleri, abimin gelişine hazırlık işleri... derken bugün oldu işte!

Doktor işleri demişken.... :(  Boynumda da 4 fıtık çıktı. 2 tanesi başlangıç, bir tanesi orta, bir tanesi de ilerlemişmiş! Yani toplamda 10 fıtıgım var. Bir arkadaşımın yorumunu aynen aktarıyorum: "İnsan vücudunda Allahtan iki yerde fıtık oluyor Demet, belde ve boyunda. başka yerde olsa kesin sen oradan da fıtık olurdun!!!"

Nassı yani? İyi bişi mi dedi bu insan kötü bişi mi, hala düşünmekteyim :)

Neyse..... Bunun dışında şimdilik herşey yolunda şükür. Kasım ortası oldu da geçti bile. Şurada yılbaşına az biraz kalmış, girişmek lazım değil mi?

Geçenlerde pinterestte dolanırken yapımı kolay bir çam ağacı gördüm, yapılışını daha sonra anlatacağım, işte şimdi yaptığım birkaç süsü önden gösterip sizi biraz heveslendireyim dedim :)

Fotoğraflardaki malzemeler çeşitli ama sanırım hemen hepsine aşinasınız. Hatta kardan adamları geçen yıldan hatırlayacaksınızdır. "Yok ben hatırlamadım ki?" diyenleriniz için link burada efenim, bir göz gezdiriniz :)

Renkli düğmeler kullandım ağaçları süslerken. Bir de kot cepleri. Daha önce bahsetmiş miydim, hatırlamıyorum? Uzun bir süredir kot cebi biriktiriyorum. Nerede kimin eski kotu varsa kapıyorum hemen :) Yaklaşık 30 tane oldular. 2 tanesini burada kullandım, kaldı 28!

Yapıştırıcı olarak pritt burada işe yaramıyor, uhu kullanın.

Bol bol resim ekliyorum, canınız iyiceeeee çeksin diye :)



Bu küçük mandallardan bir kutu dolusu var. En az beş sene oluyordur bunları alalı. Mavi-pembe-yeşil ve turuncu olmak üzere dört renkleri var. Pek de kullanmamıştım ama burada çok işime yaradılar!

Sizin yoksa bu mandallardan hiç sorun değil. Telleri kıvırarak elde edebileceğiniz minik çengeller de pekala aynı işi görebilir...


Yeni yıl renkleri genelde yeşil, kırmızı, veyaz ve gümüş renfi. Ama yıldızlar işin içine girince sarı da çok kullanılıyor. Ama ben gümüş rengini daha çok sevdiğim için genellikle o üç rengi kullandım.

Ama siz derseniz ki eğer ben rengarenk yapacağım diye, kim karışır ki size?

Devam edin :)
Yukarıdaki kardan adamla aynı gibi duruyorsa da aslında birkaç fark var arada. Bunun atkısı ve şapkası keçeden. Yukarıdakinin ise her ikisi de örme. Bunun şapkası fiyonklu, ağzı da siyah.

İki tane biraz farklı koydum ki fikriniz olsun diye. Belirteyim hemen, keçeden aksesuar yapmak örmeye göre tabi ki daha pratik.

Şapkayı atkıyı yapıştırırken yine uhu kullanın. Yapıştırınca da bir süre elinizle bastırın. Sonra pat diye kopup düşüyorlar, tecrübeyle sabittir!

Ben uhuyla muhuyla uğraşamam derseniz eğer o zaman birkaç dikişle tutturmak da yine çözüm olacaktır.







Bu arada cebin üzerindeki kar efektlerimi farketmişsinizdir efenim. Onları ise simli ojeyle yaptım. Fırçayla birer damla, aynı karlı gibi oluverdi :) Yakiiiinen bakarsanız eğer düğmelerin üzerinin de simli olduğunu farkedeceksiniz...










Neyse arkideşler...

Benden bu defalık da bu kadar. Umarım herkes güzel bir haftasonu geçirmiştir ve bu güzellikle Pazartesi gününe hazırdır!!!!

(heh heeeeee....! gıcığım işte, var mı!!!)

Ama olsun, yine de herkeŞe güzel bir hafta diliyorum.

Kalın sağlıcak ile, sevgi ilen...

6 Kasım 2013

ANNEMİN TAŞLARI...

Dedemin İnsanları varsa annemin de taşları var!!!!!

Şeklindeki korkunç esprimden sonra diyorum ki......

 Kış gelirken yaprakların yeşilden sarıya değil de kırmızıya döndüğü ve hala güneşin pasparlak olduğu Bodrum'dan (çok şükür!) son defa MERHABA Kİ!!!
Sonunda yine yeni yeniden evim güzel evime kavuşacağım. Giderayak annemin son eserlerini "bi göstereyim" dedim size...

Annemde bir sıkıntı bir sıkıntı... Offfflar pofffflar ardı ardına.

Haaaaaaa!

Öyle miiiiiiiiiii?

Al o zaman şu taşları boya bakiiiiiiiim sen anne!

Bakın!

Ne sıkıntı kaldı ne of pof!!!!

Heh heeeeeee :)

İşte şimdi onları göstereceğim peşi sıra biiiiir sürü resimle :)

İyi seyirler ki!


















Hanımefendi hızını alamamış, az taş getirdim diye bana kızmış, bir de iki yüzünü de boyadı taşların!

Hah hayttttt! Canıma minnet! Çevirir çevirir kullanırım işte!

Küçük büyük bir sürüüüüüü boyalı taş :)

Bu defa farkettiğiniz gibi taşların üzerini doğrudan boyadı. Öncekilerde zeminlerini boyamıştım önce. Bir de peçeteyle kapladıklarım vardı ki onların zaten konumuzla ilgisi pek yok....

Neyse....

Son birşey daha var, babam dedi ki bahçemden bahsediyor musun sayfan da diye?????

?????**????!!!!!

Nassı yani baba???

İşte kapının girişindeki kısım. Geceleri missssssssssss gibi kokan yaseminlerimiz :)

Geldi mi kokusu size de....?

Neyse efenim....

Kalın sağlıcak ilen....

YAŞASIN! BEN EVİME GELİYORUM Kİ! :)



Tutmayın beni!!!!  :)

1 Kasım 2013

KASIM AYI GELMİŞ HABERİM YOK!!!!

Evet!

Evet!

Resmen öyle olmuş, Kasım ayı gelmiş, insanlar artık yeni yıl elişlerini yapmaya başlamış, sonbaharı neredeyse uğurlamaya hazır....

Ben hala "yok Bodrum'da hava şöyle" "yok Bodrum böyle" diye diye bir şuursuzluk hallerinde!!!

Dün gece yatağa uzanmış Pinterest'de dolanırken farkettim durumu resmen! Bana kalsa hala bahar börtü böcek devam edeceğim...

Kasım gelmiş, Ankara'ya döneceğiz, doğumgünüm yaklaşmış, abim gelecek...

Yani Kasım güzel şeyleri getirecek ben hala yaşayamadığım yaz'dayım :)

Bunu farketmem dışındabu aralar pek bir numara yok bende efenim....

Yavaş yavaş (sonunda!) dönüş hazırlıklarına başlandı. Ben "hadi" deseler yola girebilecek kadar hazırım, siz anlayın eve dönmeye ne kadar istekli olduğumu... Abim gelmeyecek olsa bizimkiler hala "bakalım hele bir" modundan devam edecekler :)

Bir "havalar"a bağlama durumu var bizimkilerde. Geliş gidiş herşeye havalar karar veriyor biz değil!!!! G-I-C-I-K oooo-luuuu-yooooo-ruuuuum! Ben değil havalar daha önemli resmen!!!!

Gördüğünüz üZRe hafif bir sıkılmışlığım var. Hava rutubetli, sabahları yağmur yağmış gibi her yer sırılsıklam, ağrılarım tavan yapmış, klimayı açıyorum bu defa nefes alamam...

Hani vardır ya huysuz tipler herşeye söylenir, hiçbir şeyden memnun olmaz?

Hah!

İşte tıpatıp onlardan biriyim şu an!

Neyse....

Bugün son yazlık procemi paylaşayım istedim. Teeeeee ne zamandan İstanbul'dan aldığım minik kolye uçlarım vardı. Onlardan halhal yapmıştım, resimlemişim ama paylaşmamışım. Muhtemelen hastalık hallerimden öncesiydi....

Bunu da "elden çıkarıp" kış-kasım hallerine bürüneceğim efenim...

Halhal için gerekli olan malzeme; zincir, kolye ucu ve halka!








Bir de mumlu ipe düğümler atarak bunu yapmışım...





Sonuçta, göreceğiniz üZRe, yapımları çok çok kolay şeyler ama yazlık yerde iyi gidiyor, sahilde, rengarenk...

Neyse....

Şimdi lüzuuuuumu yok bunların, Kasım ayı gelmiş ben hala halhal, bilezik....

:)

Diyeceğim şu ki, Hoşegeldin Kasım! Sen de hoşgelesin kapıda bekleyen kış!

HerkeŞe harika bir haftasonu diliyorum!

Kalın sevgi ilen...