20 Aralık 2011

EVİM EVİM GÜZEL EVİM...!

Demiştim ya, evimdeki yılbaşı süslerini göstereceğim size diye... Hah işte, o gün bugün ve evim, bir kısmı el yapımı süsleriyle, karşınızda!!!! 

Tataaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaam!


Yılbaşı ağacıyla başlayalım....

Aslında benim ağacım biraz fazla kısa ama biraz da genişti. On gün önce süsledim püsledim, ışıklarını taktım büyük bir keyifle bakıyordum ki.... amanınnnnn pat diye kurduğum yerden yere yuvarlandı. Süsler, lambalar, dallar birbirine karıştı, koptu, derken bu sırada prizden çıkarmayı unuttuğum ışıklardan biri hafifçe çarptı....

Sonuçta kısa bir cinnet ve çöpe giden ağaç. Aslında tekrar almayacaktım ama bir arkadaşım (canım arkadaşım) Pazar günü elinde bu ağaçla çıkageldi! :)

Eeeeeee bana da düşen üşenmeden süslemek oldu!







Ağacın süslerinin çoğunu ben yaptım, boncuklardan, fimo hamurundan, örerek, telle....

Burası salonumdaki tüm ıvır zıvırları, resimleri, bibloları... koyduğum tek yer. Zaten başka da bir rafım falan yok.

Minik süsleri astığım bu tutacağı (alttaki fotoğraf) İkea'dan almıştım. 3 tane almıştım amaçsız ama şimdi 3'ünü de kullandım, aferin bana, iyi ki almışım :) Asılı duran kardan adamları ve çam ağacını ipten, kar tanelerini de boncuktan ben ördüm.

Altlarında duran kardan adam biblolarını yurtdışından almıştım, içlerinde ışık var yanıp sönen.

Rafın en üst kısmında da bardak koleksiyonum yer almakta!
Aşağıdakiler annemin marifetleri. Ahşap üzerine boyamalar.

Biiiiir sürü var bunlardan; çiçekli böcekli, bebekli, yılbaşılı, kalpli...Zemin boyaması ve vernik bana ait olup gerisi anneme ait. Gördüğünüz üzere işin ennnn zor kısmını ben yapıyorum!

Ayakta durmaları için şu bir milyoncularda satılan tabak altlıklarını kullandım, hani şu hatıra porselen tabakları dik tutmaya yarayan şeylerden...




Müzik setinin camındaki kar taneleri yurtdışından yine. Yapışmaları için yapıştırıcıya gerek yok, aynada ve camda çok güzel duruyor. Çek yapıştır, bir sürü kere de kullanılabiliyor.












Askıda asılanlardan benim yaptığım yok, İkea, Tchibo ve Migros karması süsler! Altındaki iki şeyi ben yaptım, şu üzerinde kardan adam olanları. Elimde iki parça tahta vardı, peçeteyle kaplayıp vernikledim, o kadar!

Burası televizyonun tam yanı olup en sevdiğim kısımlardan birisidir. Yeşil ağaç Amerika'dan, kırmızı ve beyaz keçeden olanlar Tchibo'dan (-ki bunlar da çok sevdiğim iki arkadaşımın hediyesidir bana), noel babalı tablo annemden, arkadaki mum ise hatırlamadığım bir yerden... Üzerlerinde asılı duran minik kırmızı toplar da yine İkea'dan.



Bu kısım ise televizyonun üzerinde durduğu dolap ya da büfe. Keçe ağaçlar yurtdışından. Ama üzerindeki süsler tammmamen bana ait. Beyaz ağacın üzerindekiler bilmem size biraz tanıdık geldi mi?

Düşünün bakalım biraz....

Düşünün... Düşünün....Düşünün...?

Yok, bulamadınız mı? Ama siz de hep böyle yapıyorsunuz canım, hatırlamak için arada bir eski projelere göz atın, aaaaaaa.

Neyse, bunlar elimde kalan boncuklardan yaptığım ve daha önce yapılışını gösterdiğim spiral kolye ile aynı teknikle ama daha kısa olarak yapılmış şeyler.

Hehhhhh heeeee, tahmin etmemiştiniz değil mi!!!!


Yukarıdaki resşmdekş mini çelengi ben ördüm bildiğiniz üzere. Bildiğiniz üzere diyorum çünkü daha iki gün önce göstermiştim yapılışını. "Bakayım bi" derseniz eğer buraya efenim...

Mini tablolar anneme ait (ama unutmayın zeminlerini ben boyuyorum ve üstüne üstlük bir de ben vernikliyorum, neyse....), beyaz keçe süsler ise yine Tchibo'dan.

Salon perdem. Üzerindekiler ise çok ince plastikten yapılmış kar taneleri ve halkalarla birbirine bağlı. Geçen yılbaşı pencereye asmıştım onları, orada daha güzel görünüyorlardı ama şimdi taktıktan sonra tekrar çıkarmaya üşendiğim için bu seneyi perde üzerinde geçirecekler :)











Bunlar ise evin girişinden, kumaştan, oldukça da eskiler ama sevdiğim için her sene kullanıyorum bunları. Bir tane de banyoda var :)

Evin girişine devam.... Duvardaki kırmızı beyaz süslerden kar taneleri bana ait olup geyikler dışardan alınmadır. Diğer iki resim ise mutfak kapısının antreye bakan girişinin üzerindeki boruya dolanmış olan süslere aittir.



......Veeeee mutfak...

En favori yerim buzdolabı üstü. Onun üzerindekileri de yılbaşına uyumlu hale getirmek gerek değil mi? :))  Çoğu bana ait, keçeden ya da örerek...





Yandaki fotoğraf ise bulaşık makinasının üzeridir. Normalde ona birşey yapıştırmıyorum ama konu yeni yıl olunca iş değişiyor!

Bunlar da keçeden, evadan (sünger kağıt) ve örerek yaptığım şeyler. Sünger kağıt da ne yav???? diyenlerdenseniz buraya bakın derim. Ben bunları kendim keserek yapmadım, o şekilde satın aldım sadece ekleme yapıştırma kısımları bana ait. Bunlar için kullandığım mıknatısların çoğu etraftan elime geçen reklam amaçlı olarak dağıtılanlardan, kesmesi, yapıştırması çok kolay.


Aşağıdaki resimler ise mutfak penceresi ve balkon kapısı. Bunlar da yine salondaki müzik setinin kapaklı camına yapıştırdığım kar taneleri gibi, naylon, yapıştırıcı kullanmadan cama tutturulabilenlerden. Bunları çok seviyorum çünkü uzun upuzuuuuun bir süredir silinmeyen camlarımın tüm kirini isini kapatıyorlar! :)))




Bir de belki dikkatinizi çekmiştir bazı eşyaların üzerinde post-it'e yazılmış birşeyler var. Almanca kursuna gidiyorum demiştim ya, işte bu da eşyaların isimlerini ezberleyebilmek için bir yol. Evin her yanı dolu bunlarla! Aslında ezberlemesi kolay da ah şu der die das'ları olmasa.... :)


Mutfağı bitiriyoruz efenim. Son olarak da hemen herkesin evinde olan şu kağıt havluluk rafı. Burada teneke kutularıma dikkat çekmek isterim. Hepsi de geri dönüşüm, yani etraftan topladığım kahve ya da çay tenekelerinin peçete dekupajıyla yenilendiği kutular. Aralık ayı başında çıkarılıp Ocak ayı sonuna kadar aktif bir şekilde kullanılıp ardından yine kaldırılıyor, bir sonraki yeni yılı bekliyorlar.

Kar tanelerini ben ördüm.





Koridor ise bu tür şeylerle dolu. Yav hepsini de fotoğraflamak açıklamak da amma vakit alıyormuş yav!

Neyse, bahsettiğim kar tanelerim bunlar. Bayılıyorum bunları yapmaya. Bi otursam hiç kalkmadan sanki yüzlerce yapabilirmişim gibi geliyor :)

Bunu da anlatmak istiyorum nasıl olduğunu ama gelin görün ki tığ presedürlerini tanımlayabilme literatürümü düşününce çok korkuyorum!!!!

Ama azimliyim, deneyeceğim. Ben üzerime düşeni gerçekleştireyim de isteyen yapar, istemeyen yine yapar diye umuyorum...!  :))

Daha yatak odası ve banyo var ama onları da inşallah seneye yılbaşına diyerek bugünü de bitiriyorum efenim.


En kısa sürede görüşmek üzere...
O zamana kadar kalın sevgi ilen... :)


18 Aralık 2011

MİNİ YENİ YIL ÇELENGİ


Yeniyıldan başlamışken öyle devam edelim dedim... Malum, şunun şurasında 10 gün birşey kaldı yılbaşına.

Hediyeleri de tamamlamak lazım yavaş yavaş, anca. Daha paketlemeleri de var ki, benim en sevdiğim kısmı budur :)

Bugünkü proCe yine yapımı çok kolay ve çabuk olan ama bir o kadar da güzel birşey; mini çelenk!

Ben minisini yaptım ama elinizde daha büyük halkalarınız varsa onlarla da daha büyüğünü yapıp kapınıza asabilirsiniz. Bende büyük halka olmadığı için küçük yaptım. Büyük boy halkayı bulabileceğim bir yer önerisi olan varsa ve bildirirse gaaaayet de mutlu olurum efenim...

Malzemeler ise resimde gördüklerinizden ibaret, başka birşeye gerek yoktur.

Halka olarak ben yine plastik bileziklerden kullandım, hani şu örme çerçeve yaparken kullandıklarımdan. İsterseniz başlamadan ona da bir gözatın.




Daha önce söylemiştim, tığ ile örmeyi ben yabancı sitelerden ve yine youtube'daki yabancı videolardan öğrendim. Terimlerin ya da tekniklerin çoğunun Türkçe karşılıklarını bilmiyorum. Bu sebeple tığ işi ile ilgili şeylerin tarifini verirken zorlanıyorum.

İyi bilenler aslında açıklamaya bile gerek duymadan görür görmez yapacaklardır ama bilmeyenler için benim tarifimle sanırım biraz zor olacak!!! Üzgünüm...

Önce halkanın üzerini "sık iğne" yöntemiyle kapladım. Arada boşluk kalmaması için elimle biraz iterek sıkı olmalarını sağladım.




İkinci sırda ise hiç artırma yapmadan ipi tığa 1 kere dolayarak 2 kerede çıkartılandan yaptım. İngilizcede double croche olarak adlandırılıp sanırsam bizim trabzan dediğimiz şey oluyor.



Sonra diğer renk ipe geçtim ve ilk sırayı ördüm. Bunu yaparken de tığa hiç ip dolamadım. Bunun adı ne bilmiyorum maalesef. Tekli trabzan olabilir mi ki? Lütfen tığ işi bilen biri bana yardım edebilir mi???????



Sonra her seferinde dörder zincir çekip bir alt sıradan iki tane atlayıp yine tekli trabzan dediğim şeyden yaptım. Zincirlerin sayısı size kalmış, dört yerine beş de olur altı da... Sonuçta daha geniş çapta olmuş olur çelenginiz, size kalmış....



Son sırayı da resimdeki gibi yaptım. Siz bir önceki gibi zincir çekip benimki gibi sivri uçlar yerine yuvarlak olarak da yapabilirsiniz.

Benim yaptığımın adı "picot" olarak geçiyor ama Türkçesi hakkında ufffffacıcık bir fikrim bile yok. Nasıl yaptığıma gelince; 6 zincir çekip üçüncüsünden geri döndüm, sonra 3 zincir daha çekip bir önceki sıranın boşluğuna bağladım. Bilmem bu tariften siz birşey çıkarabildiniz mi?

Dilerim birkaç kişi de olsa buna evet cevabı verebilir. Ben olsam sanırım en büyük "hayır"lardan biri olurdum gibi....!





Gelelim en son aşamaya. Bunun için de yeşil renkli iple yaklaşık birbuçuk karışım uzunluğunda zincir çektim ve fiyonk haline getirerek ördüğüm çelenge tutturdum. Hepsi bu...!





Genelde yeniyıl temalı şeylerde kullanılan renkler yeşil, kırmızı ve beyaz. Beyaz olarak ben burada simli ipi kullandım. Siz arzu ederseniz istediğiniz diğer renkleri de elbette ki kullanabilirsiniz.

Kullandığınız halkaların daha küçük olması daha mini mini çelenkler yapmanızı sağlar ki ben bunlardan da bir sürü yaptım. Aşağıda yaptıklarımdan bazılarının resimlerini ve evimde astığım yerleri ekliyorum size fikir olması adına. Diyen olursa eğer "bak ben de yaptım, seninkinden hem daha güzel hem de yeri daha uygun" diye, yollayın resmini ben de buraya ekleyeyim... :)







Açık yeşil olan iki tanesinin boyutları oldukça küçük. Banyo perdesi halkası büyüklüğünde halkalara yaptım onları.






Bunların en güzel yanı takın bir tel ya da kanca gibi birşey, tutturun istediğiniz yere; kapılara, dolap kapaklarına, kapı kollarına...  Ben lambamın avize kısmına bile bir tane iliştirdim :)



Bunları resimlerken evimdeki süsleri de fotoğrafladım. Salı gününe onları da koyacağım. Sonra örgü kar taneleri var benim yapmaktan hiç bıkmadığım, onları da anlatmak istiyorum.

Bir de buradaki projede yaptığım desenli kağıtlardan katladığım kağıtttan kutunun nasıl yapıldığı isteği de geldi 13 yaşındaki şirin bir takipçiden! Takipçilerimde var ya artık havamdan geçilmez benim :) Onu da bir an önce yapmak istiyorum.

Kararlıyım, yılbaşına kadar hepsini yetiştireceğim efenim, görürsünüz...!

Neyse benden bugünlük de bu kadar. Ben çok güzel bir haftasonu geçirdim. Hastaydım biraz ama bu bile önüne geçemedi keyfimin. Dilerim çoğunuzun da öyle olmuştur.


Kalın sağlıcak ilen. Bu hafta yüzünüz bir önceki haftadan çoooooook çok daha fazla gülsün efenim :)))))