23 Temmuz 2013

"VINTAGE TÜRÜ BİŞEY" - 1

Arkideşler!

Merhaba!

Umarım herkeŞ iyidir...

Ben mi?

Eh işte... Bir süredir kullandığım, yani normalde kullandığım ilaçlar dışındaki yeni ilaçlar, maalesef beklediğimiz etkiyi göstermedi. Hergün daha kötüye gitti ve sonunda ameliyat öncesinden bile daha sıkıntılı hale geldim diyebilirim...

Ağrılarım çok. Bazen öyle bir oluyor ki bacağımı falan kesmek istiyorum :( Hem de elektrikli testereyle!!!!

Neyse, ilaçlardan beklediğimizi alamayınca yine tuttuk doktorun yolunu. Bana kalsa ameliyat dese hemen yatacağım masaya, o kadar yani... Dedi ki ameliyattan önce denemek istediğim birşey var, o da belden iğne yapmak. Tamam dedik hadi yapın. Ben sanıyorum ki hemşire gelecek, yan odada masaya uzanacağım, yapıp bitecek!

Amanıııııııın! Alakası bile yokmuş. Eve geldim, hazırlandım öğleden sonra yine hastane. Ameliyathaneye alındım. Bildiğiniz ameliyata hazırlar gibi hazırladılar, hastane önlüğü, ojeleri çıkar, aç gel falan... Sonra sedyeyle ameliyathaneye alındım, damar yolu açıldı, başımda doktorum da dahil dört kişi tamamiyle ameliyat kıyafetleri, yeşil önlükler, maskeler...

Önce dedim ki bunlar beni iğne diye kandırdı, kesin feci birşey var!!! Ama sonrasında gördüm ki gerçekten iğne yapıyorlar. Yanda koca bir ekran, belimde bir iğne, onu yürütüp doğru yerleri bulup enjeksiyon yapıyorlar. Diz ameliyatımı da böyle canlı izlemiştim :) Bu defakinde uyuşturma olmadığı için biraz sancılı olsa da izlemekten keyif almadım desem yalan olur :)

Sonra masadan indirdiler. Yere serdikleri bir örtüde birkaç adım yürüttüler, sonra sedyeyle yine odaya aldılar, biraz dinlendirip çıkardılar.

Bakalım bunun etkisi nasıl olacak? Umudum var bu defa :))) Beklemedeyim...

Perşembe günü yine gideceğim... Oldu oldu, olmadı ne yazık ki yine yeni yeniden ameliyat gibi...

Neyse...

Evdeyim ya hep bu ara. Haliyle bilgisayar başında geçen zamanım da çok oluyor. Facebook'ta bir fotoğraf gördüm, bayıldım. Yapımı gayet kolay birşeydi. Cd'nin üzerini kaplayıp çeşitli şeyler yapıştırıp accayip bir vintage (bilmeyenler için; vintıç diye okunur) süs yapmışlar.

Niyetlendim. Ama gelin görün ki fotoğrafını kaydetmeyi, linki kopyalamayı tamamen unutmuşum! Kullandığım ilaçlardan olsa gerek :) Yoksa unutmazdım!!!

Başladım yapmaya ama henüz bitiremedim. Bu sebeple de başlığa "1" diye ekledim. Bitince "2" olacak :)

Malzemelerle başlayalım:

 Karton olarak elimdeki beyaz kartonları kullandım. Hani şu gömlek, kıyafet, nevresim gibi şeylerin içinden çıkanlardan.
Gördüğüm fotoğrafta sadece yuvarlak şekil vardı ama vintage olur da kalp olmaz mı diye onu da ben ekledim. Kalp şeklindeki plastik şablonum aslında Migrostan 1 TL'ye hatta belki daha bile ucuza aldığım saksı altlığı.
 Çok bol yapıştırıcı gidiyor. Belki de be yanlış yapıştırıcı seçtim, bilmiyorum. Sıcak slikon deneyebilirsiniz. Ama kumaş, kağıt gibi ince katlı şeylerde ben slikonu pek tercih etmiyorum, kalınlık yapıyor. Uhu olabilir miydi, bilemedim?...

Veeeee istediğiniz renkte/ desende kumaşlar. Benim örnekte kullandığım çiçekliydi, ben de öyle yapmaya karar verdim. Elimde bir arkadaşımın getirdiği numune kumaş örnekleri vardı parça parça. O da kumaş satan bir arkadaşı çöpe atarken görmüş alıp getirmişti bana. Sen kesin birşeyler yaparsın bunlardan diye. Atılır mı bunlar yaaaa? Günah günah!!!

Bu proCe için ideal oldular :)


Öncelikle cd ve kalp şablonu kullanıp kartonları kestim.




Sonra kullanacağım kumaşları belirledim...



Sonra kumaşları kesme hazırlıkları başladı. Şablondan biraz büyük kestim ki kumaşları arkaya kıvıracak pay olsun diye...

Ama farkedeceğiniz üZRe çizim, özellikle de yuvarlak çizme konusunda tam bir felaketim!!! Bunun için ufak yardım aldım :)

Ardından çizdiklerimi kestim!








İşte kestiğim parçalar...


Sonrasında yapıştırma işlemi. Yuvarlak için cd kullandım, kalp için kestiğim kartonları. Cd'ye yapıştırırken kumaşı temiz olan yüzüne yaptım. Arkasını da birazdan kartonla kaplayacağım zaten.




Veeeeeeee.... Yapıştırmaya başladım. İşin en sinir bozucu bölümü burası. Ön kısmı yapıştırmak kolay ama kenardaki parçaları arkaya yapıştırmak beni ssssssiiiiinnnnniiiiirrrrrrr etti!

İsterseniz siz hiç kenar payı bırakmadan soğrudan şablonunuz büyüklüğünde de kesip öyle yapıştırabilirsiniz kumaşı ama o zaman da kenarlardan iplikleri çıkıp dökülür mü bilemedim????

Zigzag makasla kesilirse belki de dökülmez! Ben niye akıl edemedim bunu????? Affffffffferin banaaaaaa!





Her zaman olduğu gibi iyice yapışması için kenar kısımlarının, bir süre mandallayıp bekledim!

Halının altına koymak da bu durumda ayrı bir çözüm olabilir. Ama bir keresinde ben bu tekniği uyguladığımda fazla yapıştırıcı sürdüğüm için kenarlardan çıkan yapıştırıcı halının altına koyduğum şeyin parkeye yapışmasına sebep olmuştu...

Eh ehhhhh...

Neysssse.....

Şimdilik hazırladıklarım bundan. Bundan sonraki kısım en keyifli olanı; süslemek!!!!

Onu da bir sonraki yazımda göstereceğim inşallah :)



İşte arkideşleeeeeeer....

Benden bugünlük de bu kadar...

HerkeŞ kalsın sağlıcak ilen...

Aşağıdaki ilanı bir arkadaşım paylaşmamı istedi. Belki birkaç kişinin de olsa ilgini çeker diye...




Görüşmek ÜZRe....!




19 Temmuz 2013

BU DA BENİM "MANDALA"M

Merhaba!

Umarım herkes iyidir ve Temmuz'un tadını çıkarıyordur... Hani tatil falan... :)

Neyse...

(Belki bilemeyen/duymayan vardır düşüncesiyle) şimdi diyeceksiniz ki nedir bu mandala???

İşte internetten kısa bir araştırma sonucu derlediğim özet bilgi:

Aslı Hindistan'a kadar dayanmaktadır. Kırk bin yıl öncesine dayanan Mandala, yaşama çekilmek istenen şeyleri elde etmek amacıyla mağara duvarlarına çizilen daire içine alınmış resimlerde görülmüştür.

Mandala daire veya merkez anlamına gelir. Belirgin bir şekilde duran merkez noktası etrafına şekiller ve desenler yerleştirilmiştir. Boyama yoluyla insanı sakinliğe ulaştırır, rahatlatan bir etki yapar.

12 asıl renge sahiptir. Bu renklerin açık ve koyu tonları kullanarak artırılmaktadır. Mandala'da hem nesne hem de renk uyumu vardır. Bu da hem zihne hem de ruha hitap ettiğinin en güzel örneklerinden biridir.

Mandala’ya özetle enerjiyi tutan, saklayan kap diyebiliriz. Sanskritçe kökenli bir sözcüktür. Dolayısıyla tüm mandala desenleri dairesel bir form içindedir. Daire, bütünlüğü simgeler. Bir ucu sonsuza, diğeri de bedenimiz ve aklımıza kadar uzanır.

Her mandala size istediğiniz şeyi yaşantınıza çekmenizde mıknatıs görevi görür, sağlık, mutluluk, huzur ve bolluk bilici hep sizinle kalır.

Mandala çalışması dıştan içe veya içten dışa boyanır. Önemli olan sırayı bozmamaktır.

İşte ben de kendi mandalamı yaptım...

Yapımı gayet kolay...

Yastıkları yaparken kullandığım yuvarlak motif mantığı. Plastik halka kullandım. Yani ortası boştu.

Astığım zaman ortasındaki boşluk çok hoşuma gitmeyince bende gülü yapıştırdım. O gülün hikayesi de ayrı. Kars'ta beraber çalıştığı bir arkadaşımın evlilik öncesi bekarlığa veda partisinde hepimize verdiği harika hediyelerden biriydi o gül. Şimdi yerini buldu, hep gözümün önünde olacak... :)

İp olarak yine yastıkları yaptığım cinsten ip kullandım ama bu seferki ebruli. Merak eden olursa eğer, Alize-Silk Effect.

Farkettiyseniz eğer bir sırayı tamamlayıp üst sıraya geçme kısımlarım çok belli oldu. Yani o konuda pek başarılı olamadım. Önce orayı kapatmak için birşey yapabilirmiyim diye düşündümse de sonra vazgeçtim...


Süsleme olarak elimde çok fazla birşey olmadığı için düğme kullanmayı tercih ettim. Tembellikten sağlam olsun diye dikerek tutturmak yerine yapıştırıverdim kolaycana!!!! :))) Umarım ki sıcaktan kopup düşmezler :)

Asmak için uzun bir zincir çekip mandalaya tutturdum. Bunun için de yine aynı ipi kullandım.

Ördüğüm şeyi kolalamak (sertleştirmek) sonradan aklıma geldi ama geldiğinde ben çoktan arkasına karton yapıştırmıştım bile!!!!
Duvara yine bir çivi çakarak tutturdum. Tahmin edeceğiniz üZRE yine kapının önünde biryerlerde yer buldu kendine :)

Çiviyi kamufle etmek içinde yeni ev hediyesi olarak gelen hediyelerin birinin üzerinden kopardığım kurdele fiyongu iliştirdim, çivi de görünmez oldu!






İşte birkaç resim daha...






Ve bir parça da kıskanmanız için (aslında bir parça değil, çok olsun!) kapının önünde öylesine çektiğim alttaki fotoğrafı da eklemek istiyorum... (heh heeeee.... Kızmayın ama! Bu tam bana göre bir durum... Hem daha önce de bir sürü kere yaptım "kıskandırma" şeysini. Alışamadınız mı yaaaa?????)

Neyse...


Eveeeeeeet!

Benden bu seferlik de bu kadar efenim.

Bugün Cuma, geldi çattı hftasonu :)

Dayanın çalışanlar!!!

Sizin yerinize ben söyleyeyim:


Kalın sağlıcak ilen arkideşler...

Görüşmek üZRe :)


15 Temmuz 2013

KEÇE DUVAR SÜSÜ

Bakmayın keçe dediğime. Aslında keçe değil, bildiğiniz mutfak bezi!!!!

Hani şu marketlerde temizlik reyonlarındaki sarı bezler var ya, hani bir de onların başka renkte ve desende olanları var ya, işte onlardan...

O zaman niye mi "keçe...." diye başlık attım????

Sizce "mutfak bezinden süs" başlığı çekici geliyor mu?????

Hah! Anladınız şimdi değil mi?!!! :))))

Neyse....

Merhaba HerkeŞe!

Pazartesi Pazartesi iyisinizdir inşallah...

Ben aynıyım :( Sanırsam Ankara yolları çoktaaaaaan göründü bana. Ağrı, uyuşukluk, eve çakılıp kalma tam gaz :( Hep aynı şeyleri tekrarlamak istemediğim için geçiyorum bugün kü proCeme....

Aslında yapalı epeeeeeeey oluyor. Ama neden se bir kenarda kalmış, paylaşmayı unutmuşum.

Gerekli olan malzemeler aman aman şeyler değil; renkli mutfak bezleri/keçeler, kurdele, yapıştırıcı ve tabiyyy ki istediğiniz şekillerde kesmek için şablonlar.


Şablon olarak çoğunlukla hep kendi hazırladıklarımı kullandım. hatırlarsanız eğer epeeeeey bi önce kendi şablonunu kendin yap diye bir yazım da olmuştu. Bilmiyorsanız eğer ya da hatırlamak isterseniz burayı tıklayabilirsiniz :)


Benim favori şekillerim genelde kalp ve papatyadır. Burada bir de lale kullandım!

Önce kumaşların üzerine şablon kullanarak istediğiniz desenleri çizin. Tükenmez kalem kolay oluyor. Bir de farkedeceğiniz üZRe aynı şablondan birkaç ayrı büyüklükte çizip kestim birbirlerinin üzerlerine yapıştırmak için.

Gözünüzde büyütmeyin, televizyonun karşısında falan takır takır kesiliyorlar siz farketmeden. Makasın keskin olması işinizi daha da kolaylaştıracaktır...

Sonrasında yapmanız geren aynı şekil olanları üstüste yapıştırmak. Ben en az üçer tabaka yapıştırdım ki rengarenk olsunlar diye. Zıt renkler olmasına da özen gösterdim.

Yapıştırıcı peligom kullandım. Uhu pek tutmamıştı. Sıcak slikonu da deneyebilirsiniz. Ben denemedim ama tahminimce olur gibi geldi. Yapıştırdıktan sonra bir süre elinizle üzerine bastırmayı ihmal etmeyin efenim....

Sonrasında iki tane aynı şekilde olan parçayı birbirine (sırt sırta gelecek şekilde) yapıştıracaksınız ama bunu yaparken parçaların arasında kurdeleniz olacak!

Uzunluk size kalmış. Ne kadar uzun isterseniz o kadar uzun kurdele gerekli.

Bu arada kurdeleyi yapıştırırken başından ve sonundan biraz mesafe bırakmayı unutmayın!

Ben yaptıklarımı duvara asarak kullanmayı planladığım için epey uzun yaptım. Ucuna da ağırlık yapması için bir tane boncuk taktım. Bunun için de alttan bıraktığım fazla olan kurdeleyi ikiye katladım ve son parçayı yapıştırırken onu da içine yapıştırdım. Böylece boncuğu takacak yerim de hazır oldu!









Nilberk'e de gitmişti bir sıra. Ankara'da evin girişine astılar. Hatta bir kısmı evin kedisi Badem tarafından tırmalanıp yolundu bile çoktan!!!!! :)

Kendime yaptıklarımı ise buraya getirdim. Hatta sanırsam önce eski evde asılı durmuşlardı. Taşınınca buraya getirdim. Kapı önündeki diğer süslerin yanında yerini aldılar iki sıra. Duvar lambalarına bağladım!







İşteeeeeeeee böyle efenim....

Size kolay geçecek bir Pazartesi diliyorum, işleriniz yolunda, sendromsuz ve keyifli :)

Kalın sağlıcan ilen :)

Şimdi aşağıdaki resme dikkatlice bakın.


........................................
........................................
.......................................
.......................................

Heh heeeeeeeeeee!

Esnediniz değil mi?

Heh heeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee!

Kötüyüm ben kötüyüm..... Lay lay lom!