1 Ağustos 2014

SAKSI KAPLAMA

Efeniiiiiiiim....

Sıcak-serin karışık bir Bodrum akşamından herkeŞe kocamaaaaaan MERHABA...!!!

Bugün de bitti akşam oldu! Bu sebeple iki adet az önce çektiğim 2 adet "Bodrum güneş batışı" fotosu ile girişi yapıyorum :)

Aslında gün ne ki,Temmuzu bitirdik Ağustos oldu, bayram bitti, sonrakini beklemeye başladık. Zaman burada sanki Ankara'dakinden daha hızlı akıyor gibi...

Bakıyorum da geleli neredeyse 2 hafta olacak, sanki iki gece önce gelmişiz gibi... Öyle hissetmeme rağmen günler yine de rutine bindi çoktan...

Biliyorsunuzdur, bahsetmiştim, bu sene 4 kişiyiz evde; annem, babam, ben, Nani. Bu bağlamda sabah kalkılır (sabah dediğim 10 civarı), kahvaltı edilir, bizimkilerle bir süre dıdıt yapılır ve deniz için hazırlanılır. Takriiiibi öğleden sonra 3 civarı denize inilir, 7 gibi de çıkılır. Yemek, duş, çanta, havlu derken eğer bir atraksiyon yoksa ki, çoğunlukla yok, odaya çıkılır, bilgisayar, kitap, müzik... derken gece 2 civarı da yatılır! Sorsan Bodrum'dayım!!!!!!

Ama pek şikayetçi değil, dinlenmedeyim... :)

Gelelim başlıkta bahsettiğim şeye... Teeeeee ne zaman babama yaptığım daha doğrusu biraz süslediğim saksılar vardı, içine birşeyler diker bahçeye koyar diye. Onları paylaşayım istedim...

Saksılar bildiğiniz plastik saksılardan. Hani şu bitki falan alırken yanında alırsınız ya, kahverengi olur, siyah olur, işte onlardan....

Yöntem en bilindik ve basit olanı; peçeteyle kaplamak, namı-ı diğer peçete dekupajı (veya dekopajı). hangisi doğru bilemiyorum!!!!

Sistem şu: Önce saksıları açık bir renge boyadım, peçete tutkalıyla tek kat olan peçeteyi dikkatlice yapıştırdım ve sonrasında da vernikledim! Bu kadar!




Bunun ağız kısmına peçetenin desenine uyan bir renk kurdele ekledim. Vernikten sonra yaptım bunu. Yapıştırıcı olarak da canım pritt kullandım.

Canım diyorum çünkü pritt büyük kolaylık. Gerçi ıslanınca muhtemelen çıkacaktır ama napiiiim! babam da dikkatli sulasın biraz çiçeklerini canım!!!!





Verniğini oldukça kalın sürdüm ki sularken falan ıslanırsa eğer, kabarmasın diye.

İşte böyle... Şimdi bahçede yerlerini almak üZRe bekliyorlar.

Bahçe demişken...

Babam çok feci tembihledi bu defa beni. Geçen yaz istediği güzellikte fotoğraflarını çekmemişim bahçesinin, bu sene daha özenli olmalıymışım!!!

Te Allaaaam al sen çek diyorum, yok illa ben çekecekmişim ama güzel çekecekmişim!!!

Çektiğim 13.897fotoğraftan şimdilik sadece bu üç tanesini beğendi, "bunları mutlaka internete koy" dedi. Kastettiği internete koyma olayı facebook mu yoksa blog sayfam mı çok emin olamasam da ben buraya eklemeyi uygun gördüm :)



İnstagram'a sardım bu aralar. Sardım derken epeydir kullanıyordum ama burada malzeme çok daha fazlaymış, anladım. Olur da "bi bakiiiim, neler paylaşıyo ki bu?" derseniz eğer kullanıcı adım demetdemetdemet, bilginize....

Neyse efeniiiiiim....

Benden bu akşamlık bu kadar...

HerkeŞe iyi geceler, tatlı rüyalar!

Kalın sağlıcak ilen.


21 Temmuz 2014

BİR YILDA BİTEN YASTIK!!!!

Merhaba efeniiiiim....

Ben ve bitmeyen yastık hikayelerim....

İşte bir tanesi daha :)

Artık ne tarif veriyorum, ne de açıklama. 6.871.49.762.468.498 tane yapınca sizde iyice bir bellemişsinizdir artık sanırsam!

Sadece resimler...









Yastığın daha önceki hallerini görmek isterseniz eğer, buraya bakabilirsiniz...

Tatil hazırlıkları tam gaz bizde. Sanırsam bu defa kesin gideceğiz! Nilberk (hani şu "niiibek" canlısı) çoktaaaan orada bile, gelmemi bekliyor. Sahilde gözleme, Yalıkavak Marina, lokma tatlısı, güneş altında ama gölgede tembellik, sahilde okey.... Bekleyin uleyyyyyyyn!!!! :)

Neyse...

Benden bu kadar efenim :) Şimdi egzersiz zamanı!

HerkeŞe güzel bir haftasonu olsun. Kalın sağlıcak ilen...








18 Temmuz 2014

ARKİDEŞŞŞŞLEEEEEER!

SİMSALABİMSOOOOOOOOO....!!!

Ben!

Evet evet!

Yanlış görmüyorsunuz efenim ben!

Baktım daaaaaa tam 6 ay olmuş bir gram bile birşey paylaşmayalı sizinle. Aferin bana!!!! Birkaç merak eden okuyucum/takipcim de oldu, sağolsunlar.

Evet koccaaaa 6 ay nerelerdeymişim, zaman nasıl bu kadar çabuk geçmiş, ben de inanın hiç anlamadım... Önce yurdum moral bozan halleri, seçimler, ailemize çöken sağlık sorunları, araya sıkıştırdığım güzel geziler, turlar, ağrılar, koleksiyonum derken böyle oldu işte...

Şimdi herşey iyi ve yolunda. Annem iki yıl üzerine yine ağır bir enfeksiyon geçirdi, hastane ve evde geçen günlerden sonra şimdi bir Nani'miz var onunla ilgilenen. Tabi yine izin işleri, sigortası, kaydı.... bana kaldı. Onlar da halledildi sonunda. Artık benim çocuklar evde iki değil üç kişi :)

Bu arada şaşıracağınız birşeyi de söylemeden geçemeyeceğim, Sadece merakınızı giderme amaçlı: Uzak olduğum bu 6 içerisinde ben hiç ameliyat olmadım! Evet evet! Yanlış duymadınız! Yeni bir vukuatım yok!!!! Gerçi sol dizime konulan menisküs teşhisi için ameliyat dediler ama ben henüz niyetlenmedim....

Spor salonuna bu aralar ağırlık verdim Yüzüyorum da aynı zamanda. Az biraz da kilo verebilsem belim, dizlerim de belim de çok rahatlayacak ama.... Bodrum'da inşallah...

Bodrum dedim de... Daha gidemedik yine beklenmeyen bir sürü sebepten ötürü. Bakalım bu ay inşallah. Artık hiçbir şey için acele etmiyorum; felsefem "olursa olur". Olmazsa da başka bir yol bulunur... "Kaygı ve kaygılanma"yı hayatımdan çıkarmaya çalışıyorum... Gerçekten insanı içten içe kemiriyorlar. Plan program yapmaktan zaten uzuuuuuuuuuuuun zaman önce vazgeçmiştim ki!

Tüm bu olan biten arasında yıllaaaar yılı istediğim iki şeyi de gerçekleştirdim. Daha doğrusu gitmek istediğim iki yere gittim. Biri Karadeniz turu, diğeri ise Güneydoğu Anadolu turu. Havalar ikisinde de çok güzeldi şansıma. Çooook yoruldum ama hiçbir şeyden de geri kalmadım. Batum, Nemrut dağı, Ayder, Harran, Uzungöl, Hasankeyf, Borçka.... Arada birer kere de Eskişehir'e, Edirne'ye ve Konya'ya gittim, iki kere de fıstık gibi İstanbul gezim oldu.

Dedim ya, hep sıkıntı değil yani :)

Bu süre boyunca pek birşey yaptığım söylenemez il işi göz nuru anlamında.... Geçen yaz başladığım (sonnn) yastık anca bu yaz bitti. O da hediye gitti. Ama vermeden önce fotoğrafını çekmeyi unutmadım Allahtan :)

Arada birkaç ufak birkaç şey daha... Paylaşacağım onları... Vallahi! :)

Bu yazıyı kendi resimlerimle süsleyeyim istedim... Hani gezilerden falan söz etmişken kıskanın beni falan diye :)

Bu arada çooooooook önce paylaştığım bir başlığa son zamanlarda çok yorum bırakan, e-posta gönderen oldu. Hakkınızı helal edin diyen bile vardı içlerinde.... Efenim, ne demek. Güle güle kullanın eğer az biraz birşey kattıysam yaptıklarınıza... İşe yaradıysa mutluyum zaten ben....

Neyse....

Şimdilik benden bu kadar. Sadece "bi merhaba" diyeyim dediymiştimdi :) Dedim!

Siz kalın sağlıcak ile olur mu?

Arayı uzatmayacağım bu defa inşallah

Görüşmek üZRe!

:)























30 Aralık 2013

KAĞITTAN/KARTONDAN YILBAŞI ÇİÇEĞİ - 2'NİN VAZOSU

Efeniiiiiiim....

2013'un son yazısı bu! Yani son proCe yazısı...

Hayrolsun!!!!

Dün bir püsküllü çiçek olayım vardı hatırlarsanız, onu koyacak vazo bulamadıymıştımdı hani... İşte şimdi onun vazomsumtrak vazosunu göstereceğim...


Hemen her alışveriş merkezinde olan Euromoda'dan ucuz plastik bileziklerden alınır. Yeni yıla uygun olan renktekiler seçilir; beyaz, kırmızı, yeşil. Sonra uhu türü bir yapıştırıcıyla yapıştırılır.


 Yapıştırıcının taşması önemli değil ama dışarı olmadığı sürece!!! :)

Paşabahçeden hediye yaptıranlar bilir, vazgeçilmez iki şey vardır kutuların üzerinde. Biri kırmızı keçe fiyonk, diğeri "hayat en güzel hediye" çıkartması.

İşte burada kullandığım fiyonk da o fiyonk!








Tataaaaaaaaaaam!!!







İşte böyle arkideşler

Bilezikten vazo olurmuymuş canım derseniz eğer olurmuş derim size ki!!!

Yapar mısınız??? Bilemem! Ama belki en azından başka proCeleriniz için bir fikir oluşturur size bu...

Diyerekteeeeeeen bu yazıyı da sonlandırıyorum efenim...

HerkeŞe iyi geceler...

:)