22 Haziran 2015

YENİ BİLEKLİKLERİM

Merhaba...

Siz bu satırları okurken(e) ben sahilde gölgede şezlongumda uzanıyor, kitabımı okuyor, kendimi kızgın kumlardan serin sulara atıyor falan olacağım!!!

Biliyorum.

Çok gıcığım. Ama bu durum, şu an bana büyük keyif vermekte maalesef! :)

Evet!

Sonunda Bodrum'dayım. Önce babam, sonra annem, ben, Nani geldik. Yerleştik,

Tamam biraz sinir bozucu olabilirim ama onun da bir sınırı var değil mi? O yüzden daha fazla detay vermeyeceğim tatilim hakkında.

Sadece son zamanlarda yaptığım bileklikleri paylaşayım dedim :)









Soldakiler de yapılmak üzere sırasını bekleyen ipler.

Sanırım bunları da bitirip yaklaşık önümüzdeki bi 15478951236 yıl boyunca elime ip bile almayacağım!!!

Tipik ben; meraklan, araştır, öğren, otomatiğe al, yap yap yap, bık, fenalık geçir, bırak, unut!!!  :)

Neyse arkideşler... Her ne kadar yazımın girişindeki mesajımla uyuşmasa da herkeŞe güzel bir Pazartesi diliyorum, sendromsuz, trafiksiz, patronların şehir dışında olduğu...

Kalın sağlıcak ilen :)

17 Haziran 2015

ARKADAŞIMIN "TÜKAN"I

Arkideşler! Yine ben!

Fazla vaktinizi almayacağım. Birşey deyip sonra vınnn. İşim gücüm var ama değilmi?!?!?!?!

Neyse...

Epeydir bahsedeceğim, hep aklımda ama fırsat şimdiyeymiş. Bir arkadaşım var. Aslında birden fazla arkadaşım var da, o arkadaşlarımdan bir tanesinin bir "tükan"ı var ve bu dükkanda harika elişi ürünler mevcut. Kendisi yapmıyor, ama çok güzel şeyler yapan insanların yaptıklarını bize ulaştırıyor.

Ankara Ayrancı'da yeri. Oralarda olanlar varsa belki bir göz atabilirler. Gelmişken de yanındaki kafede bir çay içip dinlenebilirler.

Birkaç tane fotoğraf ekliyorum dükkana dair. Bu arada adı "Mahal Dükkan". Facebook'tan Instagram'dan da takip edip beğendiklerinizi satın alabilirsiniz....








Bunun dışında vereceğim bir haber de boyama kitabımın ikinci sayfasını da bitirip çerçeveletmiş olmam!

Renkler daha belirgin burada. Neden?

Neden olacak! Bahsetmiştim ya yeni telefonum var benim diye :)

Neyse...

Bitirmekle kalmadım, 3.sayfaya bile başladım ama tatile götürmeyeceğim. Orada sahilde vakit geçirmek istiyorum biraz; yüzmek, kitap okumak, az biraz D vitamini almak...

Öylesine boş boş denize bakmak, kafamı boşaltmak...

Anlayacağınız bu sene tatilden beklentim gencim güzelim, gezeyim tozayım'dan ziyade dinleneyim, rahatlayayım, dinçleşeyim üçlemesi üzerine kurulu! Yaşlandım mı ne????

Yaşlanmak dedim de...

Yakın bir zamanda hayatımıza yeni biri katıldı, Nilberk'in torunu Doruk canlısı. Daha birkaç günlük ama şimdiden beş-altı kişi emrinde, peşinde. Minnacık birşey! İnsan inanamıyor doğduğunda aslında herkeŞin o kadar küçük olduğuna!!! :)

Burnu, ağzı, kulakları... oyuncak gibi birşey :)

Bu da onunla ilk özçekimim. Doğduktan sadece birkaç saat sonra... O kadar minik ki resimde zor farkediliyor!!!

Neyse...

Dedim ya fazla vaktinizi almayacağım diye...

İşte bundan mütevellit Demet kaçar...

Kalın sağlıcak ilen beyler bayanlar!




9 Haziran 2015

HAY BEN "YAZ GELDİ Mİ NE!!!" DİYEN DİLİMİ ISIRAYIM, E Mİ!

Evet! Evet!

Aynen başlıkta yazdığım gibi durum.

Burası, yani Ankara, herrrrrr gün yağmurlu. Öyle böyle değil, bildiğiniz sular seller götürmeceli yağmurlu... Zaten facebook'u olanlar biliyordur, görmüştür dönen alayları, feci hallerimizi...

Gelmek bilmeyen yaz dışında hemen herşey aynı burada. Günübirlik İstanbul "git-gel"i ve seçimler biraz heyecan katmadı dersem yalan olur.

Doktor kontrolü için gittim İstanbul'a. Dediğine göre şimdilik herşey yolunda gidiyormuş; egzersizlere devam, kilo ver, kaslarını güçlendir... Onun dışında bir güne ne sığdırılabilirse onu yaptım, yorgunluktan da öldüm!!! Yeşil hırkalı resimler o güzel İstanbul gününe aittir...

Sonra seçimler geldi.

Tatili bu sebeple geciktirmiştik zaten. Pazar günü benim çocukları aldım, gittik oy kullandık. Allahtan bizimkilerin oy kullanacağı salon okula girer girmez sağdaki ilk salondu, ne bir merdiven ne basamak!

Eve çık-gir biraz yorulduk ama en azından hepimizin içi rahattı o gece.

Sonuçlar hepimize hayırlı ola!

Koşuşturma bitmiyor bir türlü. Şimdi pür hız tatil hazırlığı.

Millete bakıyorum da evli, çoluğu cocuğu olan da var, işi var çalışıyor ama hergün hamarat bir şekilde birşeyler de yapıyor, blog sayfalarını haftada birkaç kere güncelliyor. Bense neredeyse hemen hergün "bugün tamam, şunları bunları yapacağım" diyorum ama dünya hallerinden bir türlü yetiştiremiyorum hobi işlerimi!!!

Bunu becerebilen herkesi tebrik ediyor "maşallah" diyorum :)

Düzenli bir şekilde yapabildiğim tek şey şu sıralar boyama kitabımı boyamak!

Salondaki masanın üzerinde duruyor kalemlerim, masa kalemtraşım, gözlüğüm. Mutfaktan salona, salondan antreye, yatak odasından salona... her geçişte oturup iki çiçek boyuyorum, öyle oturuyorum. Terapi gibi geliyor, örgü örmek, müzik dinlemek gibi.

Yine de çok hızlı ilerlediğim söylenemez ama oldukça keyifli. Zaten Facebookta Instagramda hergün bir sürü resim paylaşılıyor "boyama kitabı boyayıcıları" tarafından...

İlk bitirdiğim sayfayı dikkatlice koparıp kitaptan çerçevelettirdim. Bodrum'da evin dış duvarına asmak için. Konsept olarak tam oraya uygun, renkler falan...

Fotoğrafta çok belirgin değil ama renkleri daha canlı aslında...

Fotoğraf, renk deyince aklıma geldi! "Bu aralar"ın keyif veren değişikliklerinden biri de yeni telefonum!

Samsung Galaxy S3'üm yoğun kullanımımla ikibuçuk yılını doldurmasının ardından arama-mesaj dışında diğer özellikleri bakımından oldukça ağırlaşınca sonunda yeni telefonuma kavuştum!
Samsung E7.

Şimdilik çok mutluyuz kendisiyle. Bu fotoğraflar önceki telefonumla çekildiği için biraz solgun. Asıl siz bundan sonra görün beni! Heh heeee :)

 Aşağıdaki ise şimdilerde boyadığım. Gitmeden yetirştirebilirsem eğer o da Bodrum yolcusu olacak bizimle...


Bu aralar bir de vakit buldukça tığla küçük motifler örüyorum. Bunlarla ne yapacağım, nasıl değerlendireceğim hakkında çok bir fikrim yok! Kahverengi tonlardan başladım gidiyorum. Battaniye falan zaten aşar.

Sanırım yine benden olsa olsa yine ve sadece kırlent çıkar bugüne kadar olduğu gibi...

Zaten kolay kolay da birşey olacak gibi değil, günde bir iki motifle sonbahar-kışa doğru anca :)





Arkideşler bende son durumlar böyle. Biliyorum bu aralar yaratıcı hemen hiçbir şey paylaşamadım sizinle ama... Yakındır inşallah :)

Olmalı

Olacak

İstiyoruuuum :)

HerkeŞe güzel, sağlıklı ve gülen yüzlü bir Salı diliyorum.

Kalın sağlıcak ilen :)

Not: Bu yazıyı teeeeeee ne zaman yazmaya niyetlenmiştim lakin başlığı atıp kalmıştı günlerce. Taslaktan tamamlayınca yayın tarihi ile benim "gülen yüzlü Salı" dileğim birbirini tutmadı. Siz anlayıverin artık! :)


20 Mayıs 2015

YAZ GELDİ Mİ NE!!!

Arkideşler!

Merhaba!

Döndüm ben... Aslında bir hafta oluyor geleli de... Anca işte :)

Doktor için yoktum burada, İstanbul'a gitmiştim koccaaaaaaa 2 haftalığına. Ayıldığım bayıldığım İstanbul'a belki de ilk defa gezme için gitmedim. Ve böylece "gerçek" yüzünü de görmüş oldum!!! Allahııııım ne koccaaaaaa memleketmiş İstanbul yahu! Gezme için gidince, alık alık bakınınca insan farkedemiyormuş, ben bu defa anladım!

2 haftalık İstanbul ömrümün resmen yarısı yollarda geçti. Ankara'da bile toplu taşımayı kırkta bir kullanan aristokrat Demet hanım, İstanbul toplu taşımacılığının hemen hemen tüm araçlarını kullandı. Amma metrobüs hariç, ona tek başına binebilmem için sahip olduğumun 3 katı yürek falan gerek bana :)

Bu uzuuuuuuun doktora git-gel yolculuklarımın en güzel yanı vapurla hergün karşıya geçmek oldu; Kadıkoy-Beşiktaş, kadıköy-Karaköy, kadıköy-Kabataş... Tadını çoooook çıkardım :)

Şansıma bir gün haricinde hergün hava inanılmaz güzel ve sıcaktı. Neredeyse götürdüğüm uzun kolluların hiçbirini giyinmeden geri getirdim. O kötü olan bir günde de öyyyyyle bi ıslandım kiiiii, iki kış yeter o bana :)

Neyse.... Şimdi daha iyiyim çooooook şükür. Arızalar, bozukluklar aynı ama ağrılarım hafifledi, yüzüm daha çok gülmeye başladı. İçimde bir sevinç, bir plan yapma isteği.... falan falan. Keyfim daha iyi anlayacağınız :)

Bu süre boyunca hobimadına yaptığım şey yine ve hala manyak gibi bileklik örmek oldu. Ör ve ver, ör ve hediye et mantığıyla dolduuuuuum taştım!

Ha bir de "boyama kitabı"na taktım kafayı instagramda Sema Hanım'dan gördüğüm... Resmen terapi!!!
Etiket fiyatı 25 teela.

Lakin Arkadaş Kitapevinden aldım ben, %25 indirimle.

Aldıktan sonra başka kitapçılarda da farkettim ki yetişkinler için olan bu boyama kitabı aslında sadece bu değilmiş, dört tane daha başka desen kitapları da gördüm.

Tebi kitap alınınca kutu kutu boya kalemi de alındı akaaaabinde. İnce uçlu kalın uçlu falan. Ama kalın uçlular bir işe yaramadı pek çünkü desenler çok minik olduğu içinkalın uçlu boya kalemleri çok kalın oldu, yani olmadı!!! :)

Olsun!

Dursun!

Başka bir işe yararlar vakti zamanı gelince nasıl olsa...

Biiiiir sürü desen var içinde. Sanırım o kitabı bitirmek aylarca vakit alacak birşey. Miniiiik minik birsürü şey!






Bu arada üzülerek de olsa farkettim kiiiiii :) gözlüksüz desenleri farkedebilmem seçebilmem çooook zor olmaya başlamışmış!!!!

Pehhyyyy. Çıkardım kutusundan gözlüğü taktık da öyle başladık boyamaya. Aylar önce almıştım yakın gözlüğümü amma velakin pek kullanmamıştım da. Şimdi öyle bir kullanmam gerekti ki...

Neyse... Tevellüt oldu 42. Hep aynı kalacak değiliz ya!!!! Arkadaşlarımın (!!!!!) çocukları üniversiteye bile başlamışken ben gözlük takmaya başlamışım çok mu? :)

Kabul edin yalnız, pek bir ciddi hava katmış gözlük bana değil mi?

Bu ara yine Starbucks kupalarıma katkı oldu bir sürü yerden.

Ah bu bardak biriktirme olayı artık beni benden , evimi benden almaya başladı ama bir türlü de bırakamıyorum. Yıllarııııııın emeği. Öyle ha deyince vazgeçilmiyor ki!

Starbuckslardaki son durum böyle...

En son "Selanik" geldi, hoş geldi :)

Neyse arkideşler....

Şimdi benim İstanbul'daki doktorumun verdiği 987465+4855687465858 tane günlük egzersizi yapma vaktim.

Anca  :)

Diye diye, bekleye bekleye yazı da getirdik sonunda. Çıktı kısa kollular çoktan. Yapayım egzersizimi, giyeyim tişörtümü, önce annemi ziyaret sonra da gezineyim biraz :)

Siz de kalın sağlıcak ilen, sağlık ilen.

Görüşmek üzere ki!

27 Nisan 2015

GİDERKENE... :)

Günaydın herkeŞe!!!

Hah haaaaa.... Erkenciyim değil mi? Bu kadar erken saatli bir yazı beklemiyordunuz benden değil miiiii?

İşin aslı ben de beklemiyordum ama oldu!

Başlık "giderkene". Öyle, çünkü innnnnşallah hayırlı bir iş için az biraz Ankara'da olmayacağım. hayırlı iş derken, bu aralar benim için en hayırlı olacak şey ağrılarımın azalması olduğu iş, bir doktor peşine gitmek olacak. Denemediğim pek birşey kalmamıştı, hadi bir de buna bakalım ne olacak dedim, karar verdim, evdekileri ayarladım ve birazdan yola düşeceğim :)

Bir sonraki yazım inşallah kendimle ilgili güzel haberle olsun, en büyük dileğim...

Bu aralar şu örme bilekliklere taktığımı söylemiştim, hala da takık halim devam ediyor. Sema hanım, aynen dediğiniz gibi; hastalık bu yahu!!!!

Neyse, giderayak yaptığım birkaç modeli paylaşayım dedim, belki fikir verebilir size diye...































Tamam!

Biraz çok resim eklemiş olabilirim ama.... Bu defalık da böyle olsun :)

Benim şimdi havaalanı servisine yetişmem gerek, Demet hızla kaçar!!!

Güzel haftalarınız olsun :)

Görüşmek üZRe!