20 Mayıs 2015

YAZ GELDİ Mİ NE!!!

Arkideşler!

Merhaba!

Döndüm ben... Aslında bir hafta oluyor geleli de... Anca işte :)

Doktor için yoktum burada, İstanbul'a gitmiştim koccaaaaaaa 2 haftalığına. Ayıldığım bayıldığım İstanbul'a belki de ilk defa gezme için gitmedim. Ve böylece "gerçek" yüzünü de görmüş oldum!!! Allahııııım ne koccaaaaaa memleketmiş İstanbul yahu! Gezme için gidince, alık alık bakınınca insan farkedemiyormuş, ben bu defa anladım!

2 haftalık İstanbul ömrümün resmen yarısı yollarda geçti. Ankara'da bile toplu taşımayı kırkta bir kullanan aristokrat Demet hanım, İstanbul toplu taşımacılığının hemen hemen tüm araçlarını kullandı. Amma metrobüs hariç, ona tek başına binebilmem için sahip olduğumun 3 katı yürek falan gerek bana :)

Bu uzuuuuuuun doktora git-gel yolculuklarımın en güzel yanı vapurla hergün karşıya geçmek oldu; Kadıkoy-Beşiktaş, kadıköy-Karaköy, kadıköy-Kabataş... Tadını çoooook çıkardım :)

Şansıma bir gün haricinde hergün hava inanılmaz güzel ve sıcaktı. Neredeyse götürdüğüm uzun kolluların hiçbirini giyinmeden geri getirdim. O kötü olan bir günde de öyyyyyle bi ıslandım kiiiii, iki kış yeter o bana :)

Neyse.... Şimdi daha iyiyim çooooook şükür. Arızalar, bozukluklar aynı ama ağrılarım hafifledi, yüzüm daha çok gülmeye başladı. İçimde bir sevinç, bir plan yapma isteği.... falan falan. Keyfim daha iyi anlayacağınız :)

Bu süre boyunca hobimadına yaptığım şey yine ve hala manyak gibi bileklik örmek oldu. Ör ve ver, ör ve hediye et mantığıyla dolduuuuuum taştım!

Ha bir de "boyama kitabı"na taktım kafayı instagramda Sema Hanım'dan gördüğüm... Resmen terapi!!!
Etiket fiyatı 25 teela.

Lakin Arkadaş Kitapevinden aldım ben, %25 indirimle.

Aldıktan sonra başka kitapçılarda da farkettim ki yetişkinler için olan bu boyama kitabı aslında sadece bu değilmiş, dört tane daha başka desen kitapları da gördüm.

Tebi kitap alınınca kutu kutu boya kalemi de alındı akaaaabinde. İnce uçlu kalın uçlu falan. Ama kalın uçlular bir işe yaramadı pek çünkü desenler çok minik olduğu içinkalın uçlu boya kalemleri çok kalın oldu, yani olmadı!!! :)

Olsun!

Dursun!

Başka bir işe yararlar vakti zamanı gelince nasıl olsa...

Biiiiir sürü desen var içinde. Sanırım o kitabı bitirmek aylarca vakit alacak birşey. Miniiiik minik birsürü şey!






Bu arada üzülerek de olsa farkettim kiiiiii :) gözlüksüz desenleri farkedebilmem seçebilmem çooook zor olmaya başlamışmış!!!!

Pehhyyyy. Çıkardım kutusundan gözlüğü taktık da öyle başladık boyamaya. Aylar önce almıştım yakın gözlüğümü amma velakin pek kullanmamıştım da. Şimdi öyle bir kullanmam gerekti ki...

Neyse... Tevellüt oldu 42. Hep aynı kalacak değiliz ya!!!! Arkadaşlarımın (!!!!!) çocukları üniversiteye bile başlamışken ben gözlük takmaya başlamışım çok mu? :)

Kabul edin yalnız, pek bir ciddi hava katmış gözlük bana değil mi?

Bu ara yine Starbucks kupalarıma katkı oldu bir sürü yerden.

Ah bu bardak biriktirme olayı artık beni benden , evimi benden almaya başladı ama bir türlü de bırakamıyorum. Yıllarııııııın emeği. Öyle ha deyince vazgeçilmiyor ki!

Starbuckslardaki son durum böyle...

En son "Selanik" geldi, hoş geldi :)

Neyse arkideşler....

Şimdi benim İstanbul'daki doktorumun verdiği 987465+4855687465858 tane günlük egzersizi yapma vaktim.

Anca  :)

Diye diye, bekleye bekleye yazı da getirdik sonunda. Çıktı kısa kollular çoktan. Yapayım egzersizimi, giyeyim tişörtümü, önce annemi ziyaret sonra da gezineyim biraz :)

Siz de kalın sağlıcak ilen, sağlık ilen.

Görüşmek üzere ki!

27 Nisan 2015

GİDERKENE... :)

Günaydın herkeŞe!!!

Hah haaaaa.... Erkenciyim değil mi? Bu kadar erken saatli bir yazı beklemiyordunuz benden değil miiiii?

İşin aslı ben de beklemiyordum ama oldu!

Başlık "giderkene". Öyle, çünkü innnnnşallah hayırlı bir iş için az biraz Ankara'da olmayacağım. hayırlı iş derken, bu aralar benim için en hayırlı olacak şey ağrılarımın azalması olduğu iş, bir doktor peşine gitmek olacak. Denemediğim pek birşey kalmamıştı, hadi bir de buna bakalım ne olacak dedim, karar verdim, evdekileri ayarladım ve birazdan yola düşeceğim :)

Bir sonraki yazım inşallah kendimle ilgili güzel haberle olsun, en büyük dileğim...

Bu aralar şu örme bilekliklere taktığımı söylemiştim, hala da takık halim devam ediyor. Sema hanım, aynen dediğiniz gibi; hastalık bu yahu!!!!

Neyse, giderayak yaptığım birkaç modeli paylaşayım dedim, belki fikir verebilir size diye...































Tamam!

Biraz çok resim eklemiş olabilirim ama.... Bu defalık da böyle olsun :)

Benim şimdi havaalanı servisine yetişmem gerek, Demet hızla kaçar!!!

Güzel haftalarınız olsun :)

Görüşmek üZRe!


16 Nisan 2015

ORTAYA KARIŞIK "BİŞİ"LER...

Arkideşler merhaba!

Ilık, güneşli bir Ankara var şu an dışarıda... Gölgeler hala "uleynn bu ne soğuk?" dedirtse de hergün daha bir güzel gibi. Hele bir de geç kararıyor ki gün, tam benlik!!!

Bende durumlar aynı... Yine ağrım çok, yine ilaçlar, yine doğru dürüst hiçbir şey yapamama... falan falan. Ama yine de "olsun, buna da şükür" diye bitirilen cümleler. Ve bunlar arasında geçen hayatım!

Elbette güzel şeyler de olmuyor değil :) Mesela abim"giller"in gelmesi gibi!

Gerçi kısa bir ziyaretti ama olsun, hasret giderdik, bir koşuşturma, bizimkiler torunlarını gördü derken epey bir hareketlilik yarattı bizde. Ve benim sanki dün gibi, ziyaretlerine gittiğinde altını değiştirdiğim yeğenimle gideceği üniversiteyi konuşur olduk!!! Yok yoooooook.... Yaşlandım ben, kesin yaşlandım! Zaten artık her fotoğrafta da güzel çıkmıyorum, içlerinden seçmem, ayıklamam gerekiyor. Bu da tuzu biberi oldu!!! :)

Önceki yazımda bir tepsi daha kapladım demiştim bira etiketlerinden diye ama resim koymamıştım. Hatta sitem bile almıştım :) İşte aşağıdakiler o tepsinin fotoğrafları.

Yöntem daha önce yaptığım tepsi ile aynı. Nasıl birşeydi ki o derseniz eğer, buraya bakabilirsiniz efenim...

Ama bu defa ki daha kolay oldu. Neden mi? Kenarları bir önceki tepsi kadar girintili çıkıntılı değildi de ondan! Elle tutma yerleri yine biraz sıkıntılı ama... Olsun ki! :)






Tabi birkaç kat vernikle iyice sağlamlaştırmayı ihmal etmedim. Gerçi bulaşık makinesine falan koyacağım yok elbette ama olsun.

Hatta bu tepsiyi kullanacağımı bile pek sanmıyorum, lakin annemin çiçek böcek deseni boyadığı tepsiler daha boy boy duruyor mutfakta, eskimediler bir türlü :) Sanırsam bu da diğer tepsinin yanına gider, koleksiyon bardaklarımın arkasında fon oluşturur gibi geliyor bana.

Bu arada farkettiğiniz üZRe, tepsinin arka kısmını kaplamadım. Sonrasında da acaba kaplasamıydım dedim... Ama sadece dedim, birşey yapmadım :)

Manyak gibi telefon kullandığımdan dolayı, ve saçma sapan şarj aletleri ile telefon şarj ettiğimden mütevellit önce telefonumun pilini sonra da harici bataryamı mafffettim! Neticesinde de kendime yeni bir pil ve batarya alıp, eski bataryamı da bir takım şahısa verdim.

Aaaaaaa! Baktık ki onda işliyor! Ne ala! Boşa da gitmemiş oldu, ben de dersimi aldım böylece. Birşeyi şarj etmek için boşuna adamlar kendi şarj kablosunu koymuyorlarmış! Sırf ucu ona da girebiliyor diye ele geçen herşey her yere takılmazmış!!!! :)

Son olarak da bu aralar takık olduğum şeyden bahsedeyim, sonra da anemgillere gidip yemek yiyeyim. Yakında olmaları çok feci iyi oldu :)

Taktığım şey diyordum, o da şu; friendship braceler diye benim teeeeeeeeee yıllar önce öğrendiğim ama uzun süredir burada da moda olan örme rengarenk bileklikler. Tam Türkçe adını bilemiyorum maalesef, böyle şeylerde kaynak olarak hala hep yabancı siteleri kullandığım için...

Amanıııııın! Ne çok modeli varmış bunun. benim gençliğimde hiç böyle değildi! Millet manyak! Resmen kilim dokur gibi desen yapanları bile var...

Benim yapabildiklerim naçizane bunlar...





Farkedeceğiniz üZRe, bir tanesi hariç, hepsi yarım!!!

Model çok, renkler çok, bende sabır yok derken böyle bir sonuç da kaçınılmaz oluyor elbet :)

Soldan sağa düğümlerde bir sıkıntı yok da, sağdan sola olanlar, beynimin yön bakımından kutlığı nedeniyle, tam bir felaket!!! Onu bir becersem var ya, yapamayacağım desen yok ama... neyse....

Şimdilik sadece bunlar. Ama azimliyim. Youtube'da yüzlerce video var, çalışıp başaracağımdır. Azmim coşmuş durumda!

Neyse arkideşler...

Benden şimdilik bu kadar.

HerkeŞe güpgüzel bir haftasonu diliyorum; ağrısız, keyifli, neşeli, gülen yüzlü, huzurlu, mutlu, sağlıklı....

Beni bekler hallerde kalın sağlıcak ilen :)