20 Şubat 2013

MAVİ KOLYE... MELEK KANATLI :)

Efeniiiiiiiiiiiiiim.....

Merhaba!

Nasılsınız inşallah?

Ben?

Çok iyiyim maşallah! Belim hala tam iyileşmemiş olsa da yine de çok çok iyiyim. İyi olmak çok güzel :) HerkeŞ iyi olsun...

Bugün yine takı-toka işlerinden biri var.

Ama ondan önce, biraz da beni okumam için motive etmesi amacıyla, elimdeki kitaplardan söz etmek istiyorum. Alıp okurken bir kenara bıraktığım, bazılarının ise kapağını bile açmadığım güzelim kitaplarım... Kişisel gelişim türü kitapları okumayı seviyorum. Genelde tercihim onlardan yana ama tabiiiy ki ilgimi çeken başka tür kitapları da almıyor değilim. İşte okumayı istediğim ama şu i-pad'i elime alıp ona bakarken uyumaya başladığımdan beri bir türlü okuyamadığım kitaplar.

Su'yu taaaaaa geçen Ekim'de Bodrum'dan almıştım... Mesnevi Terapi bitmek üzere. Beynine Format at'ı bir arkadaşımdan almıştım, ona öncelik vereceğim.

Hiç Merak Ettiniz mi? yi ara ara okuyorum. Kısa bilgilerden oluştuğu için takip etme, öncesini hatırlama gibi bir durum yok! Evrenden Torpilim Var'ı eminim çoğunuz biliyorsunuzdur. Eğlenceli, okuması kolay bir kitap, düşe kalka bitmek üzere. Diğerlerinin neredeyse kapakları bile açılmadı :(

Bu sene bizimkilerle tamirat-tadilat işleri nedeniyle tatil sezonunu erken açacağız. Sanırım ki o zaman okumaya boooool bol vakit ayırabileceğim...

Gelelim bugün yaptığım şeye.... Malzemelerim boncuk, boncuk çivisi, slikon ip ve küpe-kolye kancası. Ve tabi yaparken kullanacağınız tel kesen-yuvarlayan penseler :)

Yapacağınız şey boncukları istediğiniz renkte ve sayıda halkalı çivilere dizmek. Ben kullandığım halkalı çivileri kendim yapmıştım, bolca ve farklı renklerde. Hatırlamak/yapmak isterseniz eğer buraya bakabilirsiniz. Şimdi hazır olunca alıp pat pat kullanmak kolay oluyor elbet!

Yandaki resimde gördüğünüz üzRe boncukları birbirine ekleyerek düz bir kolye yapacaktım kiiiiii birden aklıma İstanbul'dan bayılarak aldığım kolye uçlarım aklıma geldi, iyi ki de geldi! :)  Bir tanesini kullanmaya karar verdim bende. Bu arada boncuklardan gri gibi olanlar Koton'dan boncuklarını kullanmak için indirimde aldığım kolyeye ait ki bu boncukları daha önce başka bir kolyede de kullanmıştım. Yanındaki mavi boncuklar da (koyu mavi olanlar) Tunalı Kuğulu Pasajdan aldığım ipe dizili olarak satılan boncuklar. Diğer tek olarak görülen mavi boncuklar ise sanırım kopmuş bir tespihten kalanlar...

Kanat tahmin edeceğiniz üzre kolyenin orta kısmında. Boncukları tuttururken halka kullanmadım, telin yuvarlak kısmıyla hallettim!
Fazla uzun yapmadım kolyeyi. Tutturmak için klipslerini de ekledim. Bu klipsleri nereden bulduğumu sorarsanız eğer, daha önce de söz etmiştim, yurtdışından aldım ve elimde de çok az kaldı.
Her zaman dediğim gibi, küpesiz kolye olmaz. Kolyesini yapan küpesini de yapar! Yapın, takım takın! (kafiye süpper oldu). Küpe olarak sade birşey olsun istedim. Küpe kancasını/klipsini ekledim. Yine halka kullanmadım.
Boncukları çivilerken biraz fazla yapmışım hızımı alamayıp. Onlar da bileklik/bilezik oluverdiler :)
Bunları da, yine kolyede kullandığım boncuklardan, slikon ipe dizerek yaptım. Slikon ipi bilekliklerde çok seviyorum, takıp çıkarması gaaaaayet kolay! Tabi bu arada yapımının da ne kadar kolay olduğundan söz etmiyorum bile :) Ah bir de şu gri renkteki boncukların gerçek rengi fotoğraflara bir yansıyabilseydi daha güzel olurdu ama.... neyse....
İşte kolye-küpe-bilezik setim hazır tarafımdan kullanılmak üzre! Emin olun yapımı bir saatten az tuttu. O bir saatten az tutan zamanın içerisinde bir kupa kahve içtim ve iki kere de annemle konuştum. Tamamen elimdekine ayarlı olsaydım eğer yarım saatte bile bitebilirdi...

Şimdi işin en garip yanı. Garip diyorum çünkü insanın kendi kendinin resmini çekmeye çalışması ve o sırada girdiği haller, aldığı pozlar gerçekten garip-komik olabiliyormuş, test edildi, onaylandı! :)






İşte bu kadar. 

Bu arada bileğimdeki dövmem de güzel duruyor değil mi?!!! :)))))

Tatile gitmeden bir tane daha yaptırmak istiyorum. Bu defa bacağımın arkasına. Desen olarak ne yaptıracağıma karar vermedim, muhtemelen son anda karar verip hemen ardından da gidip yaptıracağım...

Bu arada biliyorsunuz ki O Ses Türkiye bitti. Final heyecanı bizim evde tüm yönleriyle yaşandı. Annem 4 babam ise 1 sms göndererek aktif olarak yarışmaya dahil oldu ama sonuçta ne yazık ki hiçbirimizin tahmini çıkmadı. Dört yarışmacı önce ikiye indi, ardından birinci seçildi. Benim favorim mooolesef ki ilk elemede kaybetti :( Bir yarışma programı daha böylece bitmiş oldu. Ardından evdekilerle kritiği yapıldı yaklaşık bir saat kadar. Sonra da unuttuk, yattık, uyuduk! :))

Neyse..... Şimdi aynı zamanda hem buraya yazıp bir yandan da izlemeye çalıştığım Bond filmime geri dönüyorum. Bu defa ki biraz daha yeni; 1983 yapımı olan Asla Asla Deme!Sean Connery'nin oynadıklarından biri daha.

Siz de kalın sağlıcakla, sevgiyle...

İyi uykular! :)




18 Şubat 2013

"ELDE KALMIŞLAR"I DEĞERLENDİRİP KÜPE YAPMACACILIK... :)

Efeniiiiiiim...

Merhaba!

Bir sürü hastalıkla başetmeye çalıştığım şu son birkaç günden sonra kendimi daha daha iyi hissettiğim yarı güneşli bir Ankara gününden koccaman bir gülümseme ile buradayım yine yeni yeniden!

Bu arada geçmiş olsun diyen, güzel tavsiyelerde bulunan herkeŞe tekrar teşekkür eder, derim ki Allah kimseye aynı anda soğuk algınlığı, bel tutulması ve mide bozulmasını aynı anda vermesin!!! Öksürürken tutulmuş belde hissedilen accayip acı, sürekli mide bulantısı, ağrı kesici alamama.... kıpırdamadan yatılan neredeyse iki gün ama sonunda herşeyi unutan ben!

Belki onuncu defa söylüyorum ama bir kere daha anladım kiiiiiiii herşeyin başı sağlıkmış!!!

Bugün aslında yapalı çok olalı iki kolay küpeyi göstermek istedim, elinizde kalmış malzemeleri rahatlıkla değerlendirebileceğiniz....


Ben boncuk, zincir ve minik metal aparatları kullandım yaparken... İşte yandakiler benim malzemelerim. Çiçekli gibi olan şeyin tahmin ettiğiniz üzre Çıkrıkçılar Yokuşu'ndan aldığım güpür dantellerden biri. Tek yaptığım kenarlarından ince bir makasla keserek "çiçek" kısmını elde etmek!

Ardından yapacağınız şey boncukları, zincirleri, zincirli boncukları, aparatları halkayla veya halkasız olarak bu çiçeğin yapraklarına tutturmak, hepsi bu!

Fotoğraflara biraz dikkatli bakarsanız anlayacaksınız yapımlarının ne kadar kolay olduğunu....

Ben bir tanesini sarı ağırlıklı, diğerini ise gümüş renkli yaptım. Bana göre tam "yaz"lık oldular! :)

Zincirlerin boyu, sallantıların kaç tane olacağı, boncukların büyüklükleri, renkleri hep size kalmış şeyler. Açın bakın dolabınızı, kıyafetinize uygun renkte olan malzemeleri seçip elbiselerinizle eşleşen küpeler yapın!




Bu küpede zincirleri çiçeğe tuttururken halka kullanmadım, doğrudan zinciri açtım, çiçeğin içinden geçirip düzgünce yeniden kapattım.

Kristal veya cam olup olmadığı hakkında en ufacık bir bilgimin olmadığı boncukları çivilerle zincirlere tutturdum...

Son olarak da küpe kancasını ekleyin. Bunu da halka yardımıyla veya halkasız yapabilirsiniz. Ben her ikisinde de halka kullanmadım.

Bunda ise zincir kullanmadım. Sallantılı olan kısımların uçlarında minik metal aparatlar var. Her iki baştakiler ise sol anahtarı. Bunları çiçeğe tuttururken halka kullandım. Boncukları ise karışık göreceğiniz üzere...

İnanın ki kullanacağınız şeyleri/modeli belirlediğinizde yapımları kısa sürüyor. Ben kaç kere evden çıkmadan on-onbeş dakika öncesinden kıyafetime uygun kolye/küpe yapıp takarak gittiğimi hatırlıyorum.... Kıyafetinize uyduğu sürece yapımının çok kolay ya da çok zor olduğu zaten pek dikkat çekmiyor... Emin olabilirsiniz.

Küpe yaparken/takarken dikkat etmeye çalıştığım şey ağır olmaması benim için. Bir süre sonra ciddi bir şekilde kulak ağrısı falan çekmeye başlıyorum resmen. Ama çıkarttığımda ise hissettiğim ferahlama hissinin çok güzel olduğunu söyleyebilirim :)

Bu arada dün süt almak için evimin önündeki süpermarkete gittiğimde yeni birşey farkettim ve denemek için aldım. Biliyorsunuz, hep saçlarımın çok cansız ve kuru olduğundan, çok döküldüğünden ama inatla kestirmediğimden bahseder dururum. Biiiiir sürü şey denerim, yağlar, şampuanlar, bakım kremleri.... Tabi tırnaklarımda olduğu gibi, bu ürünler saçlarımda da pek bir işe yaramaz ama bende ki bitip tükenmeyen umut ve merak sayesinde ben bu ürünleri almaya devam ederim.


Mesela yıllardır saçlarımı tararken mutlaka bunlardan sıkarım, aksi halde halde yarısı kırılır ve dökülür. Bu spreyleri kullandığımda yine kırılır ve dökülür ama ben yine de kullanırım!!!! (değişik bir mantık değil mi????)

Neyse, dün gördüğüm şey ise kırılma karşıtı değil de dökülmeye karşı birşeymiş. Umut dünyası! :)

Hemen aldım. Bakalım sonuç ne çıkacak?

Merak edenler varsa eğer fiyatı 14 TL civarı birşey.

Diğerlerinden farklı olarak bunu saç diplerinize sıkıyorsunuz. Diğerleri genelde saçın kuru yerlerinde veya uçlarında kullanılıyor.

Hehhhhhh heeeee..... Bu yaz beni Bodrum sahillerinde rüzgarda tel tel uçuşan rapunzel saçlarımdan takip edebilirsiniz efenim! Budur!


Kolye uçlarımı hatırladınız değil mi hani son gidişimde İstanbul'dan aldığım? İşte onlar içerisinde en çok beğendiğim bir tanesini halkayla zincire tutturup kolye yapıverdim. Aaaaaaa bir baktım ki fiiiiiiiiiii tarihinde biryerden elime geçen iki papatyamsı şeyden yaptığım küpeler onunla ne de güzel eşleşivermiş!

Yalan mı ama?

Güzel durmamış mı?  :)))




Efeniiiiiiiiiiiiiiiim. Bugün Pazartesi. O Ses Türkiye'nin finali var. Taaaaaaaaaa ne zamandan annemlere söz vermiştim ki finali birlikte seyredeceğiz diye. Birazdan onlara geçeceğim. Mısır patlattım şimdiden akşam için. Babam kestane de alacakmış, o da tamam. Hep birlikte kendi aramızdaki yorumlar eşliğinde seyredeceğimiz final akşamı için şimdiden tam gaz hazırız! Bugün annemlerde temizlik de vardı, ooooooooo süper! Annemin keyfine değecek yok; evi temiz, kızı yanında, patlamış mısır önünde :)))

Hatta ve hatta bir arkadaşımla kimin kazanacağına dair iddiaya bile gireceğiz... uzun süredir neredeyse  başından sonuna dek izlediğim tek program bu oldu.

Bir de yıllar önce ilk popstarı hiç kaçırmamıştık bizimkilerle. Sene olarak sanırım 2003'tü ama hala dün gibi aklımda; Deniz Seki, Ercan, Armağan Çağlayan jüri, Abidin, Bayhan, Barış, Aydan, Firdevs, Selçuk... yarışmacılar. Final haftası, iş için Kars'a gittiğim ilk haftasonuydu. Otelde tanışma yemeği vardı ve ben yemekten bir şekilde kaçıp lobide finali izlemiştim!!! Ne heyecandı ama... :)

Neyse efenim...

Benden bu günlük de bu kadar. Siz masalarınızın başında bu yazımı okurken-e ben kanepemde kurabiyem eşliğinde kahvemi yudumluyor olacağım :)

Herkese en başta sağlıklı sonrasında ise huzurlu, mutlu ve stressiz bir Pazartesi diliyorum.

Kalın sağlıcak ilen...




14 Şubat 2013

İSTANBUL'DAN ALDIKLARIMA DEVAM...

En güzel kısımlarını bugüne sakladım efenim...

Yani Tahtakale'den aldıklarımın...

İncik boncuk hanından çıkmadan önce son bir mağazaya girdim. Yahminimce yeniydi, çünkü habire malzeme yerleştiriyorlardı... Bir önceki yazımda bahsettiğim yuvarlak sarılmş renkli teller de buradan. Duvarlar askılarla ve o askılar da yüzlerce değişik desende ve farklı renklerde, büyük küçük kolye uçlarıyla dolu.

Kendimi kaybettim resmen! Karar verirken hangilerini alacağıma ciddi travmalar içerisindeydim :)

İşte buradan aldıklarım...








Çok güzeller değil mi?

Evet! Evet! Öyleler...

Ve siz şimdi beni çok kıskandınız değil mi?

Evet! Evet! Kıskandınız...

Ben birer birer yapayım kolyelerimi, charm bracelet'lerimi, yani şu metal uç sallantılı zincir bilekliklerimi, bir parti de öyle hava atacağım :))) Bu arada unutmadan söyleyeyim, teller ve tüm bu kolye uçları toplamda 50 TL civarı birşey tuttu ki onu da zaten ben vermediğim için daha "bi mutlu" oldum :)))) Beni oraya götüren arkadaşımın güzel bir jestiydi...

..... Ve son olarak yine Tahtakale'de mutfak-pasta malzemeleri satan bir yere girdim. Çok büyük olmasına rağmen kalabalık olması ve bir de kabanlarla, torbalarla içeride dolanıyor olmak nedeniyle fazla durmadım ama yeniden gelmek üzere hemmencecik aklımın bir kenarına yazdım :)

Tahmin edeceğiniz üzre küçük kek kalıplarından aldım ve elbette ki birkaç tane de kurabiye kalıbı. Bir tane de hamur merdanesi aldım desenlisinden. Merdane 13 TL, kar tanesi kurabiye kalıpları 7,5 TL ama kağıt kek kalıplarının fiyatını ne yazık ki hatırlayamadım.
Diyeceksiniz ki biraz fazla değil mi bunlar diye.... Ben de diyeceğim ki evet çok fazla hem de ama moooolesef daha küçük paketlerde satmıyorlardı. Ben de desenlerini çok beğendiğim için mecburen aldım... Mecburdum yani. Desenlerini beğenmiştim bir kere, almazsam olmazdı ya, işte o nedenle aldım..

Ama siz söyleyin, güzel değiller mi?







Yandaki şekilgeç Tahtakale'den değil, Göztepe'deki bir kırtasiyeden :) 4,5 TL. Küçük boy. Birçok çeşit olmasına rağmen sadece bunu aldım. Çünkü, sööööölemesi ayıp, geri kalan çeşitlerin neredeyse hemen hepsi bende mevcut!!!

Hah haaaaaa!

Kaçırmam!

Hava atacağım zaman bu fırsatı asla kaçırmam! (şimdi de öyle yaptım farkındaysanız!!!)

Son birşey de hava alanından eve gelirken yarı hasta bir şekilde, annemlerin evinin yankınndaki Flormar'dan aldığım, tamamen kendimi iyi hissetmek için, ihtiyaçtan değil, ojeler... Beyaz olanı tırnak güçlendiricisiymiş. Bugüne kadar belki bininci defa farklı markalardan, farklı içeriklerle aldığım ama hiç işe yaramayan tırnak besleyici/güçlendiricilerden biri daha... Aklım kalmasın dedim aldım. Pembe olanı da mat oje.









Size göstereceğim diye öyle bir hızla sürdüm ki... Zaten oje sürme işinde iyi değilim, bu tam bir felaket oldu. Farkedeceğiniz üzre, tırnaklarımın kenarında en az üzerindeki kadar oje var!!!!  :)
Bu arada Eminönü'ne gitmişken tabiiiiiy kine Güllüoğlu'ndan kocca bir porsiyon baklava mideye indirildi, üzerine bir de Türk Kahvesi içildi, ardından da "ben niye kilo veremiyorum acaba?" diye deriiiiiin derin düşünüldü... Ve "iyi ki de kuru baklava yemişim, normalinden yesem daha feci olurdu yav" denilerek huzura kavuşuldu :)

Ve son olarak da yine Göztepe'de Şekerci Cafer Erol'un önünden geçildi. Bu defa tuzağa düşülmedi, birşey alınmadı ama yine de iç geçirildi, fotoğraf çekildi, o kadar! Ama haksız mıyım? Çok güzel şekerler değil mi bunlar ama yaaaaaa???

İşteeeeeee böyle arkideşler...

Bir İstanbul maceram daha böyle geçti. Bu arada söyledim mi bilmiyorum? Ben gittiğimde başlayan yağmur ve soğuk hava gideceğim gün yerini masmavi bir gökyüzüne, parlayan bir güneşe ve ılık bir bahar havasına bıraktı, ki buna da en az yağmurun yağması kadar sinir oldum!!! Tam ayrılacağım gün de olur mu bu yavvvvv???? :))

Neyse....

Bugün sevgililer günü. Dediğim gibi ben Yaşar'la olacağım bir kere daha...

Allah herkesin gönlüne göre versin. Sevdiklerinizle geçireceğiniz harika bir gün diliyorum...

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...!