12 Mart 2012

TOP ÇİÇEK BİRKAÇ ALTERNATİF DAHA


Efenim merhaba yine... 

Uzun bir süredir bilgisayar başına oturup saatlerce hiç kalkmadan dolaşmamıştım... 

Geçen hafta yaptım bunu. Arayı kapatamadım hala ama büyük keyif aldım... Müzik, internet ve kahve, işte evdeki mutluluklardan biri :) Çok özlemişim. 

İnternet sınırsız kaynak, öyle güzel fikirlere, resimlere, projelere... ulaşabiliyorsunuz ki... 

Büyük keyif alıyorum bundan!

Çok özlemişim, çooook!

Hatırlarsanız eğer Eylül dolaylarında (2011 elbet) katıttan/kartondan top yapmıştım. Hatırlamak isterseniz buraya lütfen. 

İşte internette dolanırken bu toplarla yapılan güzel hediye paketleme fikirleriyle karşılaştım. "Benim neyim eksik canım" düşüncesiyle yapayım dedim hemen. Sonra da paylaşayım...

Kağıt topları yapmayı biliyorsunuz... Ben burada kullandığım topları 5 daireden oluşturdum. Dairelerin büyüklüğü size kalmış. Ben şekilgecimi kullanarak daireleri kestiğim için çok fazla şansım yoktu büyüklükleri konusunda. Şekilgecim ne derse o!


Renkli, desenli desensiz kartonları kullandım yine. Bir de elime geçen eski bir nota kitabının sayfalarını. Sayfalar çok ince olduğu için onları kartona yapıştırarak kullanmak zorunda kaldım. Aksi halde hemen yırtılıyorlardı.

Ayrıca topları oluştururken manda/kıskaçlardan yararlandım iyice yapışmaları için. Elimle bastırırken arada bir kaydığı, eğri yapıştıkları oldu çünkü. Bu arada yapıştırıcı olarak yine her zamanki gibi pritt türü yapıştırıcı kullandım tüm projede.
  
Derken... işte benim hazırladıklarım...


Bu toplar hediye etiketinde kullanılmış... Size kaynak göstereceğim ki bakın, ondan da fikir alın diyeeee ammaaaaa aferin bana! Linki not etmeyi unutmuşum. Halbuki hiç de sevmem öyle alıntı yapıp kaynağını göstermemeyi ama ne yazık ki bu defa böyle olacak... Bulursam eğer daha sonra ekleyeceğim mutlaka.

Hediye etiketlerinin şablonlarını aldığım yeri not almışım ama. Onun için buraya tıklamanız ve bilgisayarınıza indirmeniz yeterli.

Bu aralar vintage desenlere takmış durumdayım. Hani şu eski görünümlü olan şeylere. İnternette yüzlerce binlerce ücretsiz kullanabileceğiniz desen bulabilirsiniz. Bunun için goggle görsellerden "vintage pattern", "vintage textures", "vintage images" veya "vintage backgrounds" şeklinde arama yapmanız yeterli olacaktır. Bunların başına bir de "free" ifadesini eklerseniz ücretsizler içerisinde arama yapmış olursunuz.
  
Öncelikle indirdiğim vintage zeminin yazıcıdan çıktısını aldım. Ardından da z önce verdiğim linkteki şablonu aynı kağıtların arkasına bastırdım. Bunun için de vintage (ki bu arada vintıç şeklinde okunuyor) desenli kağıtlarımı yazıcıya tersinden koymam yeterli oldu!
  




Sonrasında da herbirini teker teker kestim. Kağıdın aralarda kalan kullanılmayan kısımlarını atmadım, siz de atmayın. Başka projeler için kullanabileceğiniz desenli kağıtlarınız olsun elinizde.

Tüm etiketleri çizgilerin üzerinden dikkatlice kestim. Altısının da şekli farklı, ben hepsini beğendim. Kestikten sonra kağıt ince olmasından dolayı kolay yırtılacağı ve kıvrılacağı için kestiğim bu etiketleri beyaz bir kartona yapıştırdım ve sonra onları da kestim.





Tabi siz kağıtları kartonun beyaz yüzeyine yapıştırmayın benim yaptığım gibi! Beyaz zemin arkada olsun, olsun ki gerekirse not yazabilesiniz...

Sıra etiketlere delik açmaya ve zımbalamaya geldi. 

Ben buna zımba diyorum ama bazı yerlerde kapsül denildiğiyle de karşılaştım. Bu sebeple her ikisinide kullanacağım. Ben resimde gördüklerinizi Tchibo'dan almıştım belki 3 sene önce ama birkaç hafta önceki temasında yine satılıyor, hem de rengi mavi, tam benlik! Elimde olmasına rağmen tekrar almamak için kendimi zor tuttum. Büyük olanı delik açmak için, hani şu kemerler de kullanılandan. Diğeri de kapsüller için.
Sizin elinizde eğer bunlardan yoksa üzülmeyin, delgeç de işinizi görecektir. Kapsül de takmayıverin, farkeden birşey olmayacak... Önemli olan ipin/kurdelenin içinden geçeceği bir delik olması.


Sonrasında yapacağınız şey kağıt topları bu etiketlerin üzerine yapıştırmak! Ben iyice yapışsın diye elimle uzun uzun üzerine bastırmak yerine mandallıyorum, o kendi kendine yapışıyor :)



İşte benim hazırladıklarım...



Şimdi diyeceksiniz ki yukarıdaki resimlerin hepsi neredeyse aynı, niye ki??? Ben de diyeceğim ki evet, doğru, hepsi aynı ama bir türlü kağıtların/desenlerin gerçek rengini tutturamadım. Bu sebeple be de üç ayrı modda çekip koydum. Artık hangisini daha çok beğenirseniz... :)


Benzer bir fikre burada rastladım. Kağıt topun yapılışı biraz daha farklı. Ona da bakıp fikir edinebilirsiniz. Sitede benim kağıt top dediğim şey pompom olarak adlandırılmış, o da güzel...!


Kutu için buraya
Süsü için buraya tıklayın...
Farkındasınız değil mi artık ne çok şeyi kendiniz oluşturabiliyorsunuz...
  




Kutuları ben yaptım...
Desenli kağıdını ben yaptım...
Fiyonkları ben hazırladım...
Etiketini de ben yaptım...!

Alın size %100 el işi...!

Bu da bahsettiğim diğer fikir:





Kurdelenin üzerine belirli aralıklarla kağıt topları yapıştırmak ve onunla da hediyeyi sarmak...

Arkadaşıma kitap almıştım. Bu sayede ben de onu paketlemiş oldum :)

Güller fikrin orjinalinde yoktu, ben ekledim. Gülleri de ben yaptım kurdeleden. O kadar çok şey yaptım elimle ama herhalde bu gülleri yapmak kadar sevmediğim ve zorlandığım olmadı!!!
  
  

İlk yapmaya başladığımda yaptıklarım öyle biçimsiz ve kötü oluyordu ki... Zamanla düzeldiler ama ben yine de sevemedim. O yüzden şimdi size "yakında onların da nasıl yapıldığını göstereceğim" dersem eğer koccaaa bir yalan söylemiş olurum.

Youtube'da bir sürü video bulabilirsiniz bununla ilgili, "ribbon rose" diye aratmanız yeterli olacaktır. Hatta sanırsam bir aralar Derya Baykal da takmıştı bu güllere, kağıttan olanlarından yapıp duruyordu...
Efenim, benden bugünlük de bu kadar. İnsallah yaptıklarım size fikir verir ve siz de en az bir tanesini yaparsınız...

Şimdilik hoşçakalın, sağlıcakla kalın :)

Görüşmek üzere!
Yine bir Facebook alıntısı:


...Ve bu da tüm sigara içenlere...





6 Mart 2012

KÜÇÜK KEK KAĞIDINDAN HEDİYE SÜSÜ...!

Hazır küçük kek kağıtlarından başlamışken devam edelim istedim.... Bu seferde hediye kutularının üzerine süs olarak birşeyler yapalım hadi :)

Malzemeler hemen bir önceki proje ile aynı sayılır. Eh hadi ne bekliyorsunuz? 

Başlayalım!!!

Öncelikle farklı renklerde kullanacağınız kek kağıtlarını seçin. Boylarının farklı olması tercih sebep ama değilse de sorun değil, kesip büyüklü küçüklü hale getirebiliriz...

Seçtiğiniz kağıtları elinizle açıp biraz bastırarak düzeltin.




Sonra küçültmek istediğiniz kağıtları aşağıdaki resimdeki gibi önce ikiye, sonra tekrar ikiye katlayarak uç kısmından istediğiniz kadar keserek küçültün. Katlamadan da bu işlemi yapabilirsiniz ama ben yuvarlak kesme özürlü olduğum için bu bana çok daha praNtik geliyor...

Bu arada "oce"lerim dikkatinizi çekti değil mi? Daha önce bahsetmiştim... Çok hoşuma gittiler benim :)




Kesme işleminde yine hemen her zaman ki gibi zigzag makasımı kullandım. Ama düz makas da uygundur, neden olmasın!



Sırasıyla küçültmek istediğiniz kağıtları aynı yöntemde keserek ufaltın. Bu arada kesme işleminde katlamalı yolu seçerseniz eğer kağıdı çok fazla sıkmayın ki kat izleri belirgin hale gelmesin, açtığınızda kağıdınız düzgün görünsün.




Benim kullanacağım kağıtlarım bu şekilde. Siz isterseniz kağıtların sayısını artırabilir ya da azaltabilirsiniz. Üç tane kullandığım da oldu, beş tane de... Size kalmış.



Sonrasında tüm küçük kek kağıtlarınızı teker teker resimdeki gibi kesin ve en büyük olanı en altta olacak şekilde üst üste koyun.

Kesme işleminde belli aralıkları yok, sayı yok, kuralı yok. Ben gelişigüzel kestim.  Eşit olmasın istedim. Keserken de zigzag makas kullandım ki bana göre daha hareketli olmalarını sağladı kağıtlarımın :)




Sonra da ortalarından zımbayla tutturun. Zımbanız yoksa her katı yapıştırıcıyla da birbirine tutturabilirsiniz...



Efenim bu renkli, çıkartma şeklindeki yuvarlakları nereden aldım, neden aldım, ne zaman aldım... hatırlamıyorum! Ama şimdi onları kullanma zamanı. Önce yuvarlağın ortasına hediyenin mana ve önemine uygun bir not yazdım ve ardından zımba telini örtecek şekilde hazırladığım "şeyin" ortasına yapıştırdım, hepsi bu!



Sonra da hediye kutusunun üzerine yapıştırın olsun bitsin!!!




Hediye kutusu demişken... Elinizdeki kutuları hediye kutusu olarak değerlendirmek isterseniz eğer, ben daha önce yapmıştım, belki bakıp fikir almak isterseniz, ben de yapayım ay ne güzel olur derseniz eğer... biyurun efenim... buradan :)


Bu arada her zaman olduğu gibi ben yine "hazır başlamışken..." mantığı ile birkaç tane daha yaptım, hazır olsunlar diye. Siz de öyle yapın, zararını değil faydasını göreceksiniz :)

Farkedeceğiniz üZre bazılarını üç, bazılarını da dört kattan oluşturdum. Daha önce de dediğim gibi, size kalmış...

Bu arada diyelim ki sizin yuvarlak, renkli, yapışkan kağıtlarınızdan yok... olmak zorunda değil ki...!

O zaman farklı şeyler deneyebilirsiniz, mesela şekilgeçleriniz varsa onları kullanabilirsiniz benim yaptığım gibi...

(ayyy hala "şekilgeç de ne ki?" demiyorsunuz değil mi????...??? Yoksa diyor musunuz?

O zaman buraya...)











Yaptığımız kutular vardı ya, onların üzerine de çok güzel durdu bence :)))



Kutunun yapımı için buraya, "ay o desenli kağıt da neyin nesi" için de buraya tıklayabilirsiniz efenim...





İşte bu proje de bu kadar efenim... Küçük kek kağıtlarıyla ilgili olarak aklımda bir iki şey daha var ama bıktırmak da istemem sizi. O sebeple birkaç hafta sonra yeniden döneceğim bu konuya. Bu arada siz bol bol bunlardan yapıp gelecek projeler için hazırlıklarınızı şimdiden tamamlayabilirsiniz...

Bir yandan bunları yazarken bir yandan da televizyona bakıyorum. Sinema kanallarından birinde daha önce seğrettiğim eski bir film var; Armageddon. En az iki kere izlemişimdir. İzlemişimdir de niye sonunda yine aglamaklı oldum ki şimdi???? Duygusal mıyım ne? Neyse, Allahtan bitti de... neyse....

Bu arada konuyla ilgili olarak bir de buraya bakın. Ben denedim. Hem de iki kere denedim. Israrla ve özenle denedim ama beceremedim!!! Benim kağıtlarım inatla dik durmadılar resimlerdeki gibi. Sinir oldum işte...!!! Belki siz yapabilirsiniz... Yapın da bir de size sinir olayım bari! :)))

Bilmiyorum hatırlıyor musunuz? Birkaç ay önce taşları kaplamıştım peçete ile... (hatırlamıyorsanız eğer buradan efenim). Ben onbeş tane falan kaplamıştım sanırım o sırada. Birkaç tanesi yazlığa gitti kapı tutucu olarak. Bir tanesinden resim tutucu yapmıştım. ("Resim tutucu mu???" derseniz eğer o zaman da buraya lütfen).

Geri kalanlar bir kutunun içinde öylece duruyordu ki taaaaaaa ben onları kışın başından beri perde tutucu olarak kullanana dek... Şöyle ki; bilen bilir kışın evimi ısıtmak çok zor bana. Alt katım boş, çift cam olmasına rağmen püfür püfür esen pencereler ve maalesef kombi. Yıllarca merkezi ısıtmalı bir evde yaşadıktan sonra kombiye alışmak zor oldu, bir de üzerine bunlae eklenince... Evdeki ömrümün büyük bir kısmı salonda geçiyor. Yatak odasından sonra en soğuk olan yer de ne yazık ki salon  :(

Özellikle pencerelerden çok soğuk geliyor. Diyeceksiniz ki slikon yaptır ya da pencere lastiklerini yenile diye. Onu ben de düşündüm efenim, bahara inşallah. Bu süre içerisinde uzun olan perdelerimi pencere hizasına getirince esintinin büyük bir kısmını önlemiş oldum. Bu noktada peçete kaplı taşlkarım çok yardımcı oldu. Tamam, peçeteyle kaplı olmasalar da aynı sonucu elde edecektim ama böyle daha bir dekoratif oldu, hem de taşlar sıralarını bekleyerek tozlanmaktan kurtulmuş oldular :)



Bu arada koltuğumun üzerindeki battaniyeye de dikkatinizi çekmek isterim efenim... Bu modelin değişik, komik bir adı vardı yanlış hatırlamıyorsam :) "Ben yaptım" demek isterdim ammaaaaa moolesef ben değil, başkası! Hediye geldi... Beğendiniz değil miiiiiii :)




Bu arada geçtiğimiz haftasonu sinemaya gittim; "Sen Kimsin?"e. Tolga Çevik'in senaryosunu yazdığı ve oynadığı. Normalde ben hemen her gittiğim filmi beğenirim, öyle hemen eksiklikleri bulup şikayet etmem, verdiğim paraya hep değer olmuştur izlediklerim. Bu filme de aynı duygularla gittim ammaaaaa filmi hiç hiç hiç mi hiç be-ğen-me-dim!!!

Şovlarını severek izlediğim birinin filminin bu kadar hayal kırıklığına uğratacağı aklıma gelmezdi. Tabi zevkler ve renkler tartışılmaz ama gitmeyi planlıyorsanız ve tesadüfen bu yazımı okursanız eğer...evet, iki kere düşünün de gidin derim. Espirilerdeki basitlik, lüzumsuz uzatmalar, yapmacık rol yapmalar, baş ağrıtan uzun diyaloglar...

Dedim ya, iki kere düşünün...

Neyse, benden bugünlük de bu kadar efem...

Ankara'da hava biraz ısındı, yollardaki, kaldırımlardaki dev buz kalıpları az da olsa küçüldü, sokaklardaki insanlar kardan adam modundan çıkarak normal kışlık kıyafetlerine büründü, havalar birz daha geç kararmaya başladı... Ay amanın!!! Bahar mı geliyor ne!!!

Bu arada yaklaşık iki aydır ara verdiğim, tembellik ettiğim, hep bir bahane bulduğum aktif tek sporum olan pilatese de bugün itibari ile dönmüş bulunmaktayım. Yaza bomba gibi gireceğim :)) (geçen yaz da bunu demiştim ama aradaki fark yaklaşık yarım kilo olmuştu. O da maalesef eksi yönde değil!) Neyse, bu sene azimliyim, artık annemlere de yürüme gidip geleceğim. Gelişmeleri size buradan mutlulukla rapor edeceğimdir.

Kendinize iyibakın, iyi olun. Dilerim hepinizin yüzü tüm gün boyunca güler :)

Sevgiler